Fok Kurtarma ve Rehabilitasyon Çalışmaları

AKDENİZ FOKU BİLGİ VE KURTARMA AĞI (AFBİKA)  >>>  0533 488 5858

Ölü, hasta, yaralı ve öksüz Akdeniz fokları 1992 senesinden bu yana yakından takip edilmektedir. SAD-AFAG ölü foklara konusunda uzmanlaşmış bir ekiple yerinde veya Foça’da nekropsi yapmakta, hasta, yaralı ve öksüz foklara ise yerinde veya Foça Fok Rehabilitasyon merkezinde bakım gerçekleştirilmektedir.

Dolayısı ile derneğin bu kapsamda çalışmaları iki kategoride toplanmaktadır;

1- Yaralı Bulunan, Kurtarılamayan veya Ölü Bulunan Foklara Yapılan Müdahaleler

2- Kurtarılan ve Rehabilite Edilen Foklar


2- Kurtarılan ve Rehabilite Edilen Foklar:

SAD-AFAG kuruluşundan bu yana 7 Akdeniz fokuna acil yardım, kurtarma ve bakım gerçekleştirerek doğaya başarıyla geri salmıştır;

  • Yeşim genç dişi fok. Bulunarak kurtarıldığı, tedavi edildiği ve salındığı yer: Aliağa, İzmir. 2004
  • Badem yavru dişi fok. Bulunma: Didim, Aydın. Bakım: Foça, İzmir. Geri Salma: Datça, Muğla. 2007
  • Uzay yavru fok. Mersin Aydıncık’ta bulundu ve 3 günlük çalışma sonucunda bırakılmasının ardından annesi ile kavuştuğu gözlendi.
  • Dilara ve Tina. Dişi yavru foklar Mersin Bozyazı ve Antalya Kaş’ta bulundu. Öksüz olduklarına karar verildikten sonra Foça’daki rehabilitasyon merkezinde bakımları ve beslenmeleri yapıldı. Başarılı bakımın ardından Mersin Anamur ile Antalya Gazipaşa arasında insanlardan uzak bir kıyıya doğal ortamlarına bırakıldı.
  • Alanya ergin dişi fok. Alanya’da yerinde ilk yardım ve tıbbi müdahale yapıldı. İlaçlar uygulandı, balıkla beslenmesi yapıldı. Aynı bölgede denize geri salındı.
  • Mira 1-5 günlük yavru fok. Özdemir’de bulundu ve yanlışlıkla ex-situ bakıma alınma aşamasında SAD-AFAG müdahalesi ile yaşam alanına geri döndürüldü. Annesi ile buluşturuldu. Türkiye’de annesinden ayrılmış fokun tekrar annesiyle buluşturulması 3. vakası olması bakımından önemli.


1. YEŞİM:

22 Nisan 2004 tarihinde Çandarlı Körfezi’nde hareket kabiliyeti sınırlı bir fok bulundu. Son derece halsiz görünen , dalamayan, zorlukla hareket edebilen ve kıyıya vurmuş durumda bulunan fok; SAD-AFAG Foça Proje Ofisi ekibi tarafından, yörede foku bulan kişilerin de yardımı ile, ısı kaybetmesini engellemek ve dinlenmesini sağlamak amacıyla kıyıya çekilerek gözetim altına alındı.

Yeşim Hasta fok Aliağa ©2004 SAD-AFAG

SAD-AFAG Foça ekibinden Yalçın ve Harun ile Foça Belediyesi Veteriner Hekimi Avni Gök tarafından yapılan incelemede fokun genç bir dişi olduğu, ancak göz, burun ve ağız içinde tahrişat bulunduğu ve üzerine yer yer zift bulaştığı tespit edildi. İnceleme ve istihbarat bulgularına dayanılarak; fokun deniz üzerinde tahriş edici bir madde içinden geçtiği, bu nedenle ağız içi, burun ve göz gibi yumuşak dokularında tahrişat meydana geldiği ve muhtemelen sindirim sistemi boyunca da aynı tahrişatın söz konusu olabileceği sonucuna varıldı. Kan numunesi alınamadığından bakteriyolojik inceleme yapılamadı. Diğer taraftan; vücut sıcaklığında yükselmeye rastlanmadığından; enfeksiyon olmadığı varsayıldı. Kıyıda dinlenmenin verdiği enerji ile denize dönmek isteyen ve güçlükle zaptedilen foka, Hollanda (SRRC) ve Yunanistan (MOm)’daki uzman veterinerlerin tavsiyeleri doğrultusunda antibiyotik enjekte edildi ve göz kremi uygulandı. Tedavi sonrasında fok denize geri döndü.

23 Nisan günü yörede yapılan araştırma sırasında söz konusu foka rastlanmadı. Fok ölmüş olsaydı yakın bölgede etkin haberleşme ağına sahip olan SAD-AFAG’a bilgi ulaşacağından bu durumdan haberdar olunacağı ve dolayısı ile genç fokun büyük olasılıkla müdahaleye olumlu cevap verdiği ve yaşadığı düşünülmektedir.

2. BADEM:

Badem’in ilk ihbarının yapılması, kurtarılması ve rehabilitasyonu aşağıdaki kurum, kuruluş ve kişilerin desteği sayesinde başarıyla tamamlanmıştır:
– SAD-AFAG
– Sahil Güvenlik Komutanlığı
– Sn. Mustafa KOÇ ve ailesi / İşadamı
– Foça Belediyesi Başkanlığı
– Lenie’t HART / Fok Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (SRRC – Hollanda)
– SunSail Club Phokaia
– Didim Belediyesi Başkanlığı

05 Aralık 2006 tarihinde sabah erken saatlerde Didim Mavişehir Mahallesi, Huzur Aile Sitesi sakinlerinden Ahmet Çelik sahilde bir fokun yüzdüğünü görür. Bir saat kadar sonra plaja çıkan fokun, bir kaç kez denize sokulmasına rağmen ısrarla karaya dönmesi üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı’nı arayarak yardım ister.

SAD-AFAG ile DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü (DEÜ-DBTE) tarafından yürütülmekte olan AFBİKA (Akdeniz Foku Bilgi ve Kurtarma Ağı) üyesi olan Sahil Güvenlik Komutanlığı (SGK) bu bilgiyi aynı gün saat 12:00 sularında Didim Belediyesi’ne ve daha sonra da AFBİKA telefonu üzerinden SAD-AFAG’dan Cem Kıraç’a bildirdi.

AFBİKA telefonundan yavru fokla ilgili istihbaratı alan SAD-AFAG’dan Cem Kıraç, SGK tarafından bilgilendirildikten hemen sonra Didim Belediye Veterineri ile telefon bağlantısı kurarak; veterinerin fokun başında bulunduğunu, hayvanın bir kaç kez suya bırakıldığı halde her seferinde karaya geri döndüğünü ve yavru olduğunu öğrendi. Yalçın Savaş, yavruya dokunulmaması, uzak durulması ve çevrenin, SAD ekibi ulaşana kadar, yetişkin bir fokun varlığı açısından gözlem altında tutulmasını rica ederek, fokun başında bulunan kişileri anne fokun civarda olabileceği ve yavrusunu almak üzere gelebileceği konusunda uyardı.

Olası en kötü duruma göre hazırlıklarını tamamlayan ve Dr. Harun Güçlüsoy (SAD-AFAG ve DEÜ-DBTE), Veteriner Hekim Avni Gök (Foça Belediyesi), Ayhan Tonguç (SAD-AFAG)’dan oluşan AFBİKA ekibi saat 17:30 sularında Didim Mavişehir’de kıyıdaki yavru foka ulaştı.

Biyolog Harun Güçlüsoy ve Veteriner Hekim Avni Gök, Hollanda’da bulunan konusunda Avrupa’daki en yetkin kuruluş olan Hollanda Fok Hastanesi SRRC’de ve 2004’de Yunanistan’da yürütülen rehabilitasyon çalışmasında, sorunlu foklar ve bakımları konusunda eğitim almış ve deneyim kazanmış iki uzmandır. Harun ve Avni’nin yavru fok üzerinde yaptıkları ön incelemede; yavrunun yaklaşık 1,5 aylık olduğu, olması gerekenden ortalama 10 kg daha zayıf olduğu, ileri derecede dehidrasyon (su kaybı) belirtileri gösterdiği, 5-7 gündür beslenmediği hükmüne vardılar ve ilk yaşam desteğini sağladılar.

Bu yaştaki bir yavru Akdeniz fokunun anne sütünden başka bir yolla doğada beslenmesinin mümkün olmadığı bilindiğinden, yavrunun 5-7 gündür beslenmemiş olması dikkate alınarak, bu süre boyunca annesinden ayrı kalmış olduğu kabul edildi.

Yaklaşık 12 saat boyunca yörede yetişkin bir fokun gözlenmediği, yörenin birincil derecede bir Akdeniz foku yaşam alanı olmadığı ve bilinen bir üreme mağarası içermediği, bilinen en yakın üreme alanının Yunanistana’a ait adalar olduğu, bu yaştaki bir yavru fokun doğum mağarasından 2-3 milden fazla ayrılmadığı bilgileri dikkate alınarak, fokun zayıflık derecesi  de göz önünde bulundurularak; yavru fokun doğada % 0 olarak değerlendirilen yaşam şansını artırmak için, yaşaması halinde geri salınmak üzere, rehabilitasyona alınmasına karar verildi.

Durumun SRRC ile kurulan telefon irtibatı ile Hollanda’daki uzmanlarla tartışılması ve alınan kararda görüş birliğine varılması üzerine; lojistik ve tedarik kolaylıkları nedeniyle, ve önceden belirlenmiş senaryolar uyarınca, fokun Foça’ya nakledilmesine karar verildi.

Yavru fok aynı gece, Foça’da Club Hotel Phokaia tarafından sağlanan ve temizlenerek hazır edilen bir mekana nakledildi. Bulunduğu yerde Dr. Güçlüsoy ve Veteriner Hekim Gök tarafından başlatılan ilk yaşam desteğine devam edildi.

Badem’in hikayesinin devamını, “Badem’in Günlüğü” sayfasından izleyebilirsiniz.

O’nun için dua edin. Zira, eğer yaşatabilirsek, dünyaya getireceği yavrularla, tükenme tehlikesi altında olan neslinin devamına katkıda bulunacak.
Badem’in kurtarılması, rehabilitasyonu, kurumlarla koordinasyonu ve doğal ortamına salınması SAD-AFAG koordinasyonunda aşağıdaki ekip tarafından sürdürülmüştür:

Avni Gök, Veteriner Hekim / Foça Belediyesi: Harun’la birlikte yola çıkan ve Badem’i ilk andan itibaren yalnız bırakmayarak onun Foça’ya nakliyesini de gerçekleştirmeye yardımcı olan arkadaşımız, Foça Belediyesi’nin görevlendirmesi ile bizlere katılıp elinden gelen her türlü uzman yardımını Badem’den esirgemedi. Badem’in ilk muayenesini yaparak genç fokun uğradığı su kaybını gidermeye yönelik 4 saatte bir yapılan ilk yardımı Harun’la birlikte başarıyla gerçekleştirdi. Bakım esnasında onun keşfettiği bir teknikle Badem’e sonda takmak daha kolay hale geldi ve genç yavruya da zahmet çektirmeden yardım edilmiş olundu. Badem’in tüm bakım süreci ve doğal ortamına geri salınması etkinliğinde yer aldı. Doğadayken Badem’in izlenmesi ve gerektiğinde müdahalesinde gönüllü yardımlarını esirgemedi ve birkaç defa Gökova’da yerinde Badem’i izledi ve veteriner değerlendirmesi yaptı.

Ayhan Tonguç / SAD-AFAG: Bu operasyonda da lojistik ve teknik konularda katkı sağlıyor. Badem’in balıkları O’na emanet. Başarılı bir şekilde görevini yerine getirerek, Badem?i hiç aç bırakmadı. Badem için gerekli olan yılan balıkları, ahtapotlar, kefaller ve daha her türlü yiyecek ondan sorulur.

Dr. Harun Güçlüsoy, Biyolog / SAD-AFAG: Badem’in bulunduğu andan itibaren Veteriner Avni Gök’le birlikte Didim sahiline giden Harun, genç fokla ilgili yerinde ilk gözlemlerini yaptıktan sonra, onun Foça’ya taşınması, kalınacak yer ayarlanmasında yardımcı oldu. Badem’in rehabilitasyonu esnasında Avni ve Harun, oldukça ciddi şekilde tüm karantina ve diğer sağlık kurallarını işlettiler. Badem’in gelişimi için gerekli olan beslenme diyetini SRRC’den Richard Dijkema ile birlikte uyguladı ve onu düzenli şekilde gözlemleyerek gelişimini izledi. Badem’in gelişimi hakkında Foça Belediye Başkanı ve Foça Kaymakamı’na düzenli bilgiler sağladı. Badem için balık ve ahtapot temininde Ayhan abiye yardımcı oldu. Bunun yanında, rehabilitasyon tamamlandıktan sonra Cem’le birlikte Badem’in geri salınmasıyla ilgili yer tespiti fizibilite çalışmasında yer aldı. Harun aynı zamanda gerek doğaya geri salma gerekse salındıktan sonra yerinde izleme konusunda özverili çalışmalarına devam etti.

Muzaffer Ağluç, Harita ve Kadastro Müh. İmar İşleri Sorumlusu / Foça Belediyesi:Ağluç, Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’ın verdiği görevlendirme  ve kendi yüreği ile Fok Rehabilitasyon Tesisi’nin inşaatından sorumlu idi. Bademin çok sevdiği küçücük havuzunun inşasını zamanında bitirterek onun uygun hijyenik koşullarda iyileştirilmesini sağladığı için teşekkür ederiz.

Richard Dijkema, Fok Bakım Başkanı / SRRC: Hollanda’daki, dünyaca ünlü SRRC (Fok Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi) ile yapılan telefon görüşmeleri sonucu yavrunun rehabilitasyona alınmasına karar verildikten sonra SRRC Başkanı Lenie’t Hart ile kurulan bağlantılar neticesinde, 2005 tarihli çerçeve protokolü gereği oradan rehabilitasyon konusunda bir uzmanının Türkiye’ye gelmesine karar verildi. Richard Dijkema Foça’ya ulaştı ve Badem’i muayene etti. Uzmanlarımız çok uzun süredir beslenmemiş olan bu yavruya ilk öğün olarak, İstanbul’dan özel olarak getirilen balıkların derisini ve kılçıklarını ayıklayıp, küçük parçalar haline getirdikten sonra vitamin ile antibiyotik takviyesi yaptıkları özel bir besin hazırlamışlar ve bir hortum vasıtası ile midesine göndermişlerdir. Daha sonraki her türlü beslenme ve bakım işlemlerinde de Dijkema, Güçlüsoy ve Gök’ün imzası var.

Zafer Kızılkaya / SAD-AFAG: Bu rehabilitasyon operasyonuna bakım ekibi asistanı ve basınla ilişkilerin düzenlenmesi kapsamında katkı sağladı. Badem’in beslenmesi çalışmalarında da Avni ve Richard’a oldukça fazla yardımcı oldu. Ayrıca çektiği fotoğraflarla Badem’i basına ve halka en etkili şekilde tanıttı. Badem’in doğal ortamına salınması öncesi yer tespit fizibilite çalışmasında yer aldı. Zafer aynı zamanda gerek doğaya geri salma sırasında gerekse salındıktan sonra yerinde izleme konusunda özverili çalışmalarda bulundu.

Yalçın Savaş / SAD-AFAG: Yalçın Savaş Badem’in bulunduğu anda Ankara’dan Cem’le temas halinde oldu ve haberi alır almaz Didim Belediyesi yetkilileri ve yereldeki insanlarla temasda oldu. Yavruya dokunulmaması, uzak durulması ve çevrenin SAD ekibi ulaşana kadar, yetişkin bir fokun varlığı açısından gözlem altında tutulmasını istedi, fokun başında bulunan kişileri anne fokun civarda olabileceği ve yavrusunu almak üzere gelebileceği konusunda uyardı. Ayrıca Badem’in Sunsail Club’da geçici bakım ünitesinde fotoğraflanması görevinde bulundu. Badem’in doğal ortamına salınması öncesi yer tespit fizibilite çalışmasında yer aldı.

Cem Orkun Kıraç / SAD-AFAG: Badem’in sahilde bulunduğu haberi geldiği andan itibaren koordinasyon işlerini üstlenen Cem Kıraç, durumu Çevre Bakanlığı’na, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne, Muğla ve İzmir Valiliklerine, Foça Belediyesi’ne, Harun Güçlüsoy ve Veteriner Avni Gök’e iletti. Ayrıca Hollanda SRRC ile temasa geçip durumu raporladı ve rehabilitasyon için bir uzmanın zamanında (Badem’in bulunmasından sonra 24 saat içinde Richard Hollanda’dan Foça’ya geldi) olay yerine intikali için sürekli koordinasyonu sağladı. Bunun yanında, rehabilitasyon tamamlandıktan sonra Harun, Yalçın, Ozan, Zafer, Bülent Akınoğlu, Murat Draman ile birlikte Badem’in geri salınmasıyla ilgili yer tespiti çalışmasını yaptı. Badem’in doğal ortamına geri salınmasında Sahil Güvenlik Komutanlığı ile planlama ve koordinasyon görevlerini üstlendi. Cem aynı zamanda gerek doğaya geri salma gerekse salındıktan sonra yerinde izleme konusunda birkaç defa Gökova ve Datça kıyılarında görev aldı.

Badem’in Rehabilitasyonu Seyir Defteri

1. hafta:
5 Aralık
Badem, 5 Aralık gecesi ilk acil müdahale ve yerinde bakımı yapıldıktan sonra, dernek merkezi ile yapılan yoğun değerlendirme sonucunda, kesinlikle öksüz olduğuna kanaat getirilerek Veteriner Hekim Avni Gök (Foça Belediyesi), Harun Güçlüsoy ve Ayhan Tonguç (SAD-AFAG) tarafından Foça’ya getirildi. Yavru fok derhal Club Phokaia’da hazırlanan yere alındı ve su kaybını gidermeye yönelik ilk yardıma, gece boyunca 4 saatte bir devam edildi. Avni Gök tarafından yapılan muayenede sağlık durumunun başkaca acil müdahaleyi gerektirmeyecek durumda olduğu belirlendi ve SRRC tarafında gönderilecek uzman gelene kadar bu şekilde devam edilmesine karar verildi. Foça’dan balık tedarik edilerek derin dondurucuya kondu ve İstanbul’dan balık siparişi verildi. Yavru fokların beslenmesinde balık türü ve yağ oranı önem taşıyor.

6 Aralık 

Gün boyunca dört saatte bir su kaybını telafi edici ilk yardıma devam edildi. İstanbul’dan sipariş edilen balıklar Foça’ya ulaştı. Akşam saatlerinde SRRC tarafından gönderilen Richard Dijkema Foça’ya ulaştı ve derhal Badem’i muayene etti.

Badem’in ilk öğünü, dondurulmuş ve çözülmüş balıklar kullanılarak, vitamin ve antibiyotik takviyesi ile hazırlandı ve bir hortum vasıtası ile midesine gönderildi. Badem’in genel durumunda bir canlanma var. Hareketlendi ve gözleri canlı bakıyor artık.

Yavru fokların beslenmesinde kullanılan balıkların, her hangi bir bulaşmaya karşı derin dondurucuda dondurulması ve beslemeden bir gün önce buzdolabında çözülmeye bırakılması gerekiyor. İnsan tarafından tedarik edilebilecek her tür süt, sindirim sistemlerini olumsuz etkiliyor.

Bu şekilde bakılan yavruların zorla beslenmesi bir mecburiyet. Yavru fok bütün balık yiyebilecek duruma gelene kadar zorla beslenecek. Gönüllü olarak balık yememesi durumda ise, zorla beslemeye devam edilecek. İlk haftalar, rehabilitasyon altındaki yavrular için en kritik dönem. Sindirim sorunları sıklıkla yaşanıyor.

7 Aralık
Badem 24 saat içerisinde beş kez besleniyor, vitamin ve mineral takviyesi yapılıyor. Verilen besin vücut ağırlığına göre ayarlanıyor. Badem’in ağırlığı 22,5kg olarak ölçüldü. Yaklaşık 1,5 aylık olduğu tahmin ediliyor. Bu çağdaki bir fokun en az 10-13 kg daha ağır ve tombul bir görünümde olması gerekiyor.
Badem bu gün, ileri derecede sıvı kaybının tüm belirtilerinden kurtuldu, dişetleri, gözleri ve bıyıkları sağlıklı görünümlerine kavuştu. Hareketleri artık çok daha canlı.

8 Aralık

Bu gün Badem’in banyo günü! Sağlığındaki düzelme ve genel gidişatındaki iyileşme nedeniyle, ilk banyosunu almasına karar verildi. Günde 5 kez beslenmesine devam ediliyor. Ayrıca 04:00’da da bir kez kontrol ediliyor. Fok Rehabilitasyon Ünitesi’nin inşaatına Foça Belediyesi tarafından başlandı. İnşaatın 7-10 gün içerisinde bitirilmesi ve Badem’in bu tesise nakledilmesi planlanıyor. Tesisin planlanmasında SRRC (Hollanda) uzmanları ile MOm (Yunanistan) uzmanlarının tecrübelerinden faydalanıldı.

9 Aralık

Badem’in genel sağlık durumu düzelmeye devam ediyor. Aynı rutin ile beslenme be kontrol programı sürdürülüyor. Daha önce alına dışkı örneğinde parazite rastlandı ve tedavi için ilaç verilmeye başlandı. zayıf düşmüş fok yavrularında ve hatta yetişkinlerde sindirim sistemi parazitlerinin görülmesi olağan.
Badem’in bu gün ziyaretçileri vardı. Her ne kadar yaşamının başında öksüz kalmış ve yaşamı tehlikeye girmiş ise de, Badem aynı zamanda kamuoyunun, hemcinslerinin durumu hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlayarak önemli bir işlev görüyor.

10 Aralık
Badem bu gün kaka yapmadı. Sindirim düzensizlikleri bu tür rehabilitasyonlarda sık görülen bir sorun olsa da bu durum endişe verici.
Ağırlığı ikinci kez ölçüldü ve kayıp olmadığı görüldü; hala 22,5kg. İlk günlerde 0,5kg kadar bir kilo kaybı normal kabul ediliyor. Badem’in kilo kaybetmemiş olması sevindirici. Ağırlığı her üç günde bir yeniden ölçülecek.
Dayan Badem!..

11 Aralık 
Bir hayvanın kaka yapması, insanı bu kadar sevindirir mi? Dün kakasını yapmayan Badem’i bu sabah buram buram kokan bir odada bulduk ve çok sevindik! Çünkü bu O’nun sindirim sisteminin iyi çalıştığının önemli bir işareti. Badem gün boyunca, gece 24’e kadar üç kez daha kaka yaptı ve dünün acısını çıkardı.
Başlangıçtaki rutin ile besleme devam ediyor.

2. hafta:
12 Aralık
Bu gün Badem için yeniden balık tedarik edildi. Derin dondurucuda bir aylık yiyeceği hazır.
Genel durumu her geçen gün daha iyiye gidiyor. Artık öğün aralarında rahatça uyuyor ve besleme saatinden yarım saat kadar önce uyanıyor. Bu karnının doyduğunun ve keyfinin yerinde olduğunun bir işareti.
Bakım tesisinin inşaatı ilerliyor.


13 Aralık

Badem’in sağlık durumunda önemli bir değişiklik yok. Şu anda bir sorun bulunmuyor.
Bugün ağırlığı ölçüldü ve 23 kg’a ulaştığı görüldü. Öğün aralıkları aynı olmakla birlikte, bir öğünlük mamanın hazırlanmasında kullanılan balık miktarı artırıldı. Bir diğer değişiklik de mamasının hazırlanmasında,: İlk günlerde tüm kılçıkları ve derisi ayıklanıyordu balıkların. Bundan sonra bir süre sadece kılçıkları ayıklanacak ve derileri de mamaya katılacak. İlerleyen aşamalarda kılçıklar da ayıklanmayacak.

Bakım ünitesinin inşaatı hızla ilerliyor. Havuz neredeyse bitmek üzere.

14 Aralık 
Badem’in rehabilitasyonu sorunsuz devam ediyor. Kilo almaya başladı ve ilk haftayı atlattı. Hayatta kalma ve doğaya geri dönme olasılığı arttı.

15-17 Aralık

Badem gelişmeye, durumu iyileşmeye devam ediyor. Tepkileri canlı ve sağlıklı.
Verilen balık miktarı arttırıldı. İlk kez, 2 öğünde fileto balık yedirildi.
Emmeye çalışıyor. Oynaması ve bu ihtiyacını gidermesi için, yanına üzerine bez sarılarak bir usturmaça kondu.
Bakım tesisinin inşaatı devam ediyor. Havuzun denizle bağlantısı bitmek üzere. Binanın demir konstrüksiyonu antipas ile boyandı.

18 Aralık
Badem’in günlük öğün sayısı 4’e düşürüldü. Mamanın yanı sıra, fileto balık verilmeye de devam ediliyor. Verilen toplam balık miktarı değişmedi.

3. hafta: 
19 Aralık 
Badem’in bu gün ziyaretçileri vardı:
Çevre ve Orman Bakanlığı / Korunan Türler Şubesi’nden Sn. Fehmi Şahin (Şb. Md.) ve Sn. Adem Ağar (Mühendis) ile Bakanlık İzmir İl Müdürlüğü’nden Sn. Osman Avcı (Doğa Koruma ve Milli Parklar Şb. Md.) başkanlığında bir ekip rehabilitasyon çalışmaları ve bakım ünitesi inşaatında incelemelerde bulundular.
Bakım ünitesi inşaatı devam ediyor.
Badem artık yüzmeye başladı. Bakım protokolü uyarınca; günde 15-20 dk kadar yüzmesi sağlanıyor. Bakım ünitesi bittiğinde ise kendine ait bir havuzu olacak. Ta ki, denize geri salınana kadar?


20 Aralık

Bakım tesisi inşaatı hızlandı. Bir an önce bitirilmesi için gayret ediliyor.
Besleme ve günlük yüzme egzersizleri aynı rutinle devam ettiriliyor.

21 Aralık 

Badem’e artık he gün bir öğün sadece fileto balık veriliyor. Verilen balık miktarı (mama ve fileto) maksimum düzeye çıkartıldı.

22 Aralık

Badem’in bu günkü yüzme antrenmanında, havuza ilk kez canlı balık ve ahtapot kondu. İlk suya girdiğinde miskin ve umursamaz bir şekilde davranırken, önce canlı kefalleri fark eden yavru, nesiller boyu keskinleşmiş avcılık dürtülerini hatırlayıverdi.
İnanılmaz bir hız ve manevra yeteneği ile kefalleri kovalarken, aniden havuz tabanında bekleşen ahtapotları fark eden Badem, tüm hızına karşın ani bir duruşun ardından hızla geriye dönerek, ahtapotlardan birisine hamle yaptı. Yetişkin bir fokun tipik davranışları ile ahtapotlarla ve kefallerle uzun süre oynadı, ancak onları yemedi. Ne var ki, bu bahtsız canlılar, henüz küçük de olsalar keskin dişlere ve kuvvetli bir çeneye sahip olan Badem’in elinden sağ kurtulamadılar.
Bu canlı ve sağlıklı davranış bize, serbest bırakıldığında, doğada beslenmekte zorluk çekmeyeceğini gösterdi. Bundan sonra, elde edileceği her gün, Badem’in havuzuna canlı balık ve ahtapot bırakılacak.  

23 / 24 Aralık

Planlanandan daha uzun sürmüş olsa da, bakım merkezi inşaatı bitmek üzere. Badem’in yıl başına kadar taşınması planlanıyor.
Bademin üniversiteden ve yurt dışından ziyaretçileri vardı:
Paolo Guglielmi / UNEP/MAP RAC-INFO, ve Prof. Dr. Şükran Cirik / Çanakkale Ün. Su Ürünleri Fakültesi Badem’i ziyarete geldiler. Guglielmi, daha önceki yıllarda WWF-MedPO’da ( Dünya Doğayı Koruma Vakfı – Akdeniz Program Ofisi) görevli iken, SAD-AFAG ve WWF ortaklığı ile yürütülen projeler nedeniyle SAD-AFAG’ı yakından tanıyor. Prof. Cirik ise, SAD-AFAG’ın ilk uzun soluklu projesi olan “Foça Pilot Projesi”nin (1993-94 yıllarında) ilk Proje Lideri idi. Guglielmi ve Cirik’e Badem’in rehabilitasyonu hakkında bilgi verildi ve Akdeniz foku koruma programları hakkında görüş alışverişinde
bulunuldu.

25 Aralık
Badem ilk bulunduğuna göre 2,5 kg daha ağır ve kilo almaya devam ediyor. İlk geldiği günle kıyaslanamayacak kadar güçlü ve bakıcılarını zorluyor. Zaman zaman, ne kadar dikkat edilse de, bakıcılarını ısırarak yaraladığı da oluyor. Oldukça sert mizaçlı bir dişi olacak Badem.

 

4. hafta:
27 Aralık
Badem kilo almaya devam ediyor. Besleme aynı rutinle sürdürülüyor. Bakım tesisi bitmek üzere, hafta sonuna kadar bitirilmeye çalışılacak ve Badem yıl başından önce taşınacak.

28 Aralık 

Badem’in ve daha sonra bulunabilecek yardıma muhtaç fokların rehabilitasyonlarının gerçekleştirileceği bakım merkezinin inşaatı bitmek üzere.
Badem’in sağlığı yerinde ve rehabilitasyon sorunsuz sürüyor ve kilo almaya devam ediyor: Artık 26 kg.

30 Aralık

Badem bu gün, kendisi ve ondan sonra bulunabilecek yardıma muhtaç fokların rehabilitasyonlarının yürütüleceği bakım tesisine taşındı.
Türkiye’nin tek fok rehabilitasyon tesisi 24 m2 alan üzerine inşa edildi ve 3 bölümden oluşuyor: 16 m2 fokun barınmasına ayrılmış durumda. Bu bölüm 8 m2’lik bir platform ile 12 tonluk bir havuzdan oluşuyor. Diğer iki bölüm ise 6 m2 mutfak ve 2 m2 giriş ve elbise değişme bölümü. Tesis içerisinde karantina kuralları uygulanıyor. İçeriye girmesi gerekli olan kişiler, giriş bölümünde giysilerini değiştiriyor.
Tesisin denize uzaklığı 4 m. Havuz deniz suyu ile dolduruluyor.


31 Aralık
Badem’in bakımı yeni tesiste sürdürülüyor. Her hangi bir sağlık sorunu ile karşılaşılmadı. Badem yılın son gününde tartıldığında, 27 kg’a ulaştığı görüldü. Günde iki kez yüzüyor ve kendi kendine dalma alıştırmaları yapıyor.

1 Ocak 

Badem’in havuzuna hemen her gün, Foça’lı balıkçılar tarafından tedarik edilen canlı balık ve ahtapotlar salınıyor. Badem henüz bunları yemiyor ise de, büyük bir şevkle kovalıyor ve yetişkin bir fokun avlanırken gösterdiği tüm davranışları sergiliyor.

5. Hafta:
2-6 Ocak 
Badem 30  kg’ya ulaştı. Sabah ve aksam üstü beslemelerinden sonra yarım saate yakın yüzüyor. Hava koşullarının da elverdiği ölçüde, Foçalı balıkçılar tarafından getirilen canlı balık ve ahtapotlar ile oynamaya devam ediyor.
Karantina ünitesinin tüm malzemeleri bu hafta içinde hemen hemen tamamlandı. 8 Ocak’tan itibaren karantina ünitesinin hemen yanında kurmaya başlayacağımız ofis ünitesinin de o hafta içinde tamamlanması bekleniyor… Çok yakında Badem?e ulaşacağınız bir de e-posta adresi olacak.

6. Hafta: 
9-13 Ocak 
Badem 10 Ocak günü tartıldığında 32 kg ağırlığa ulaştı. Halen balık püresi ile besleniyor. Yüzme saatleri biraz daha artırıldı. Her gün canlı iki ahtapot konuluyor havuzuna. Öldürüp parçalamaya devam ediyor. Henüz yemeye başlamadı.
SRRC?nin başkanı Lenie’t Hart Foça’ya gelerek Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti. Aynı gün TRT’den bir ekip gelerek hem rehabilitasyon merkezinin çekimlerini yaptı, hem de Lenie’t Hart ve Harun Güçlüsoy ile röportaj gerçekleştirdi.

7. hafta:
16-21 Ocak
Badem’le ilgili bu hafta önemli gelişmeler oldu. İlk kez havuzuna konan canlı bir ahtapotla oynadıktan sonra yedi. Aynı zamanda sondayla beslenme konusunda çok ciddi direnç göstermeye başladı. Bunun üzerine havuzda yüzme saatleri artırıldı ve günde dört sonda beslenmesinden ikiye indirildi. Şu aralar kendi başına yemeğe geçiş aşamasında olduğunu belirtiyor bakıcısı Richard Dijkema. Bu hafta önemli bir gelişme de Badem’in ortamına yerleştirilen kameralar oldu. Artık Badem’i bütün gün internetten canlı izleyebilmek mümkün. Aşağıdaki linke tıklayarak:
http://85.105.31.49:8080
Username: user1
Password: badem1
yazarak Badem’i gün içinde izleyebilmek mümkün.

Bu hafta Badem açısından yoğun bir ziyaretçi kabulü ile geçti. Foça’daki ilkokullar sırayla Badem’i görmeye geldiler. Bu arada hafta sonu ilk kez Badem’i evlat edinen Koç ailesi, kızlarını ziyarete geldi. Özellikle ailenin çocukları Badem’e çok yoğun ilgi ve hayranlık gösterdiler.

8. Hafta:
22-31 Ocak 
Geçen haftaki ahtapot yemesinin ardından azaltılan sondayla beslenme, Badem’in kendi başına yemek konusundaki ısrarlı olmaması yüzünden yeniden artırıldı. En son tartılmada 34 kiloyu aşan Badem havuzda daha fazla zaman geçirmeye başladı. Bunun neticesinde 27 Ocak tarihinde yapılan bir deneme sonucu, havuzuna konulan ölü balıkları kısmen yemeye başladı. 28 Ocak tarihinden itibaren sondayla beslenme iki günde yalnızca bir kereye indirildi. Kendisi yemesi konusunda bu hafta çok önemli mesafeler kaydetmiş olacak. Yapılan denemelerde uskumru, mezgit ve kupes balıklarını diğerlerine tercih ettiği görüldü. Bu arada rehabilitasyon ünitesinin yanına kurulan ofis ünitesi tamamlandı. Web kameralar konusunda çok olumlu tepkiler aldık.
National Geographic Society, Comitee for Research and Exploration, Badem?in salındıktan sonra uydudan takibini sağlayacak cihaz için sponsor olmak istediğini açıkladı. Henüz SAD-AFAG ve SRRC yetkilileri Badem?e uydu vericisi takmak konusunda bir karar vermiş değil.

9. Hafta:
01-12 Şubat
Şubat?ın başından 9 Şubat tarihine kadar Badem?in havuzuna çeşitli cinslerden balık ve bir kaç ahtapot konmaya devam edildi. Bu süre içinde balıkların yalnız karınlarını parçalayıp yumuşak yerlerini yemeye çalıştığı, ama balıkları yemediği görüldü. Bunun yanında günde bir ahtapotu tam olarak yediği gözlendi. Sonda ile beslenme havuzda kalan balık ve ahtapot miktarına bakılarak, günde iki ya da üç kez uygulandı. En son tartılmada kilosu değişmediyse de boyunun uzadığı gözlemlendi. Şu sıralar boyu hızlı bir şekilde uzuyor. 9 Şubat 2007 tarihinde Badem, havuzuna konan beş ahtapotu birden yedi. 10 Şubat tarihinde sonda ile beslenme günde bire düşürülerek dokuz ahtapot verildi. Badem hepsini yedi. 11 Şubat günü Badem?e on beş canlı ahtapot verildi. Yaklaşık yarım saatlik bir süre içinde Badem hepsini yedi. Yemesinde hız kazanması büyük bir gelişme. İlk zamanlarda yediği ahtapotlarla saatlerce oynamayı tercih ediyordu. Ayrıca Badem artık yakınında insan olmasından iyice rahatsız olmaya başladı. Kendi havuzdayken bile platformda birilerinin olmasını istemiyor. Sudan çıkarak orada olan kimse varsa dışarı kovalıyor. Bu da doğaya hızlı bir şekilde adapte olacağının göstergesi…

Bu arada rehabilitasyon merkezinin dışına bilgilendirici panolar asıldı. Ofis ünitesinin boyanması, elektrik işleri bitirildi. Bu arada havuza su basma yöntemi olarak kıyıda bir kuyu oluşturuldu. Denize döşenen boru yardımıyla ileriden gelen temiz su kuyuya doluyor ve buradan pompayla havuza aktarılıyor. Badem?in çoğunlukla havuzda beslenmesi sebebiyle, her sabah havuz boşaltılıp temizleniyor ve yeniden dolduruluyor.
Badem’in bakıcısı Richard Dijkema gecen hafta içinde hastalandı. 12 Şubat?a kadar süren rahatsızlığı sırasında Badem’in bakımını ihmal etmedi.

Badem’in bu hızla ahtapot yemeye başlaması SAD-AFAG üyesi ve Badem’in balık ve ahtapotunu temin etmekle sorumlu Ayhan Tonguç’u bir hayli meşgul etmeye başladı. Kimi zaman günde on beş ahtapot bulmak kolay olmayabiliyor.

10. Hafta:
13-27 Şubat
Badem’in Şubat ayı başlarında başladığı kendi başına ahtapot yeme alışkanlığı geride kalan günlerde de hızla devam etti. Kimi günler küçük canlı ahtapotlardan on taneye kadar yediği oldu. Ahtapot’un besleyici değeri yüksek olmadığından, kilo ve enerjisini koruması açısından yediği ahtapot miktarına bağlı olarak sondayla balık püresi verilmeye devam edildi. Son günlerde bakıcılarından Vet. Avni Gök’ün keşfettiği bir teknikle, Badem’e sonda takmak daha kolay yapılıyor.

Bu süre içerisinde bir kaç yumuşak balığı kısmen veya iç organlarını yese de tam olarak balıkla beslenmeye başlamadı. 20 Şubat tarihinde Badem’e canlı yılan balığı da verilmeye başlandı. Yumuşak ve yağ oranı yüksek olan yılan balıkları Badem’in balık yemeye başlamasında önemli bir başlangıç oldu. Yaklaşık üç dört gündür her gün iki-üç adet yılan balığının tamamını yemeye başladı. Bununla beraber ahtapot yemeye de devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda yediği balık miktarı artarsa, sonda ile beslenmeye tamamen son verilecek.
Badem’in hareketliliği gözle görülür şekilde artıyor. Günün büyük bir zamanını havuzda geçiriyor. Platform üzerinde ilerlerken bile artık eskisine göre çok daha hızlı.

İzmir ve çevresinden hafta sonları oldukça yoğun ziyaretçi akınına uğruyor Badem. Rehabilitasyon merkezinin duvarlarına gelen ziyaretçiler için bilgilendirici panolar asıldı. Bu arada ofis ünitesi tamamen bitti. Derin dondurucu monte edildi. Şu anda alt yapı ile ilgili yapılması gereken her şey tamamlanmış oldu.
Canlı balık ve ahtapot temini, günün büyük bir bölümünü meşgul ediyor. Hemen her gün trol teknelerinden ahtapot, Gediz ağzından da canlı yılan balığı alınıyor. Bunun dışında Foçalı balıkçıların yakalayıp canlı sakladıkları diğer balıklar da livarlarda saklanarak Badem’e götürülüyor.

11. Hafta: 
28 Şubat – 12 Mart
Badem her geçen gün daha fazla yılanbalığı yemeye başladı. Canlı olarak her gün Gediz ağzından getirilen yılanbalıklarını adeta dört gözle bekliyor. Yağ oranı bir hayli yüksek olan yılanbalıkları Badem’in kilo almasındaki en önemli besin kaynağı durumunda. Havuzuna salınan yılan balıklarını tek tek yakaladıktan sonra omurgalarını kırıyor; ölmeye yakın kafasından başlayarak tamamını yutuyor. 7 Mart 2007 tarihinde Richard Dijkema Badem’in bakımını tekrar üstlendi. Marielle Bonnet Hollanda’ya geri döndü. Richard Badem’in yalnız yılan balığı yemesinde bir sakınca olmadığını, doğaya dönünce nasılsa bulduğu her balığı yemeye çalışacağını söylüyor. Richard, 9 Mart 2007 tarihinde hortumla beslemeye tamamen son verdi. 12 Mart tarihi itibarıyla Badem günde 4-5 kilo arası yılanbalığı yiyor. Ayrıca günde bir kaç adet ahtapot, bazen de bir kaç tane dil balığı yediği de oluyor.
SAD-AFAG ve SRRC yetkilileri Badem’in doğaya geri salınma tarihini Nisan 2007 nin ikinci yarısı olarak belirlediler. Tam tarih ve salınma yeri konusunda çalışmalar devam ediyor.
Badem kendi beslenmeye başladıktan sonra, saldırganlığı da azaldı. Artık platforma gelen bakıcılarını ısırmaya çalışmıyor. Suya balık atıldığında hemen havuza atlayarak yemeye başlıyor.

12. Hafta: 
12 – 28 Mart
Badem artık gündüzleri bütün vaktini suda geçirmeye başladı. Geçen günlerde yılan balığı dışında verilen balıkları da yemeye başladı. Ahtapotlara karşı olan ilgisi de geri geldi. Günde dört adet ahtapotu reddetmeden yiyor. Bu arada Badem, rehabilitasyonda yılanbalığı ile beslenen ilk Akdeniz foku olma özelliğine sahip. Yılanbalığı yediği ilk günlerden itibaren günde yaklaşık beş kilo yiyen Badem, geçen haftaki tartılmada 50 kilo geldi. Bu süre içinde toplam yaklaşık 50 kiloya yakın yılanbalığı yemişti. Bunun yaklaşık üçte birini kilo olarak vücuduna aktarabilmiş. Şu an itibarıyla Badem doğada olması gereken kiloya ulaşmış oldu. Verilen yılanbalığı miktarı günde 2,5 kiloya düşürüldü.
Bu arada artık emme hareketi yapmayı tamamen bıraktı. Yine bağırması oldukça azaldı. Görünüm olarak yetişkin foklara benzemeye başladı. Nisan sonunda doğaya geri salınacağı süreye kadar 55-60 kilo sınırında kalması bekleniyor. Bu arada doğaya salınmadan önce insanlarla olan ilişkisi en az seviyeye indirilecek. 15 Nisan?dan sonra rehabilitasyon ünitesi bütün ziyaretçilere kapatılacak. Bu süre içinde yalnızca bakıcısını görebilecek.

 

 

REHABİLİTASYON SONRASI DOĞAYA SALINAN GENÇ FOK BADEM’İN GÜNCEL DURUMU HAKKINDA AÇIKLAMA
SAD-AFAG
Ağustos 2007, Ankara

Didim’de 2006 yılı’nın Aralık ayında açık bir kumsalda bulunan yavru Akdeniz foku Badem, 28 Nisan 2007 günü Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE, İzmir Valisi ve birçok katılımcının gözleri önünde Foça’dan uğurlandı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın desteği ile Gökova körfezinde, doğal ortamına geri salındı. Foça Belediyesi, Lenie’t Hart Zeehondencreche Hollanda Fok Hastanesi ve SAD-AFAG işbirliği ile veterinerler, bir başhemşire ve bir deniz biyologundan oluşan ekibin 5 ay boyunca bakımını üstlendiği Badem, uzun süre rehabilite edilen ve doğaya geri salınan Türkiye’deki ilk Akdeniz foku oldu.
SAD Yönetim Kurulu Başkanı D. Haluk Camuşcuoğlu, genç fok Badem’in gerek kurtarılması ve bakımı gerekse salma sonrası durumu hakkında akıldaki sorulara yönelik bazı açıklamalar yaptı.

Uzun süreli merkezde bakım: Anne ve mağaranın yeterince aranıp aranmadığı sorusunu “Badem’in bulunduğu bölgeyi adım adım biliyoruz. Orası Akdeniz foklarının doğal yaşam alanından çok uzak bir bölge, onlarca kilometre yakınında bilinen mağara da yok” diyerek yanıtladı. “Badem belki Yunan adalarından geldi, bilmiyoruz, ancak annesinden bir şekilde koptuğu çok belli, 5 ile 7 gündür süt emmemişti. Bu bir yavru için çok uzun süre açlık demektir, gerçekten de Bademin vücudu büyük oranda su kaybetmişti. Yerinde (in-situ) kurtarma müdahalesinin kesinlikle uygulanamayacağı bir durumla karşı karşıya idik. Badem bulunduğunda ölmek üzere ve baygın vaziyette idi. O durumda ne mağara, ne anne arayacak ya da başkaca bir keyfi yerinde uygulama yapacak lüksümüz yoktu. Kesinlikle bir acil müdahale ve uzun süreli bakıma gereksinim vardı. Bizler, Çevre ve Orman Bakanlığı, Foça Belediyesi, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İzmir Valiliği bilgisi dâhilinde yapılması gerekenin en iyisini yaptık. O anda müdahale edilmese kesin ölecek bir canlıyı hayata döndürerek ona 2. bir yaşam şansı verdik.

Foça’nın seçimi: Bakım için ise Foça seçildi, çünkü fokun bulunmasıyla aynı gün içinde Foça Belediyesi rehabilitasyon merkezi kurmayı taahhüt etti, böyle bir merkez o zaman Türkiye’de ne yazık ki hiçbir yerde yoktu. Böyle bir gelişmenin ardından uzun üreli bakım ve besleme yapılacak başkaca bir yer aramaya gerek kalmadı elbette. Üstelik Türkiye’nin Akdeniz foku kurtarma, rehabilitasyon ve bakımına ilişkin yadsınamayacak pratik-teorik tecrübesi olan ve bu konuda eğitimli uzmanı veteriner hekim Avni Gök de Foça Belediyesi’nde çalışıyor. SAD ekibinde aynı zamanda, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görevli bir deniz biyologu olan yine bu konuda eğitimli Dr. Harun Güçlüsoy var. Bunlar Foça’nın uzun süreli rehabilitasyon yapılacak yer olmasında mukayesesiz üstünlük sağlayan faktörler olmuştur. Başka bir alternatif var idiyse, bu ne Badem bulunduğunda ne de bakımı sırasında derneğimize dolaylı ya da doğrudan iletilmemiştir. Bu vakitten sonra “neden Foça” sorusunu samimi bulmamız mümkün değildir?

Bakım-Rehabilitasyon prosedürü: Yavru fok ilk bulunduğu andan salınana kadar sıkı bakım protokol ve prosedürlerine tabi olmuştur. 35 yıllık deneyimi ile SRRC Hollanda Fok Hastanesi ve yine bu hastanede gerekli bütün eğitimleri almış olan bakım ekibinden Veteriner Hekim Avni Gök ve Dr. Harun Güçlüsoy, oldukça ciddi şekilde tüm karantina ve diğer sağlık kurallarını işletmişlerdir. SRRC dünyada kendi konusundaki birkaç kuruluştan biri sayılmaktadır.
http://www.zeehondencreche.nl/home/index.htm

Sonuçta yıllardır uygulanan, denenmiş bakım prosedürleri uygulanmış, fokla oldukça mesafeli ve son derece sınırlı sayıda insanla bakım ve beslenme yapılmıştır. Bunda hiçbir şüphemiz yoktur. Bu, soruları yöneltenler tarafından çok iyi bilinmekle birlikte ısrarla, dernek yönetim kurulu başkanlığı ve bilim kuruluna başvurma yöntemi hariç, farklı ortamlarda gündeme getirilmiştir. Kamuoyunu doğru ve zamanlı bilgilendirmek bakımından tüm bakım süreci günlük-haftalık olarak dernek web sitemizde fotoğraflarla birlikte şeffaf olarak kamuoyu ve resmi kurumlarla paylaşılmıştır. www.sadafag.org sitesine girildiğinde bu daha iyi anlaşılacaktır. Ancak, bazıları bu süreçte derneğimize önerileri ile doğrudan iletişime geçerek destek olmak yerine ısrarla sorularının bir kısmı yanıtlandığı halde gündemi karışık tutmaya ve yeni sorular yaratmaya çalışmışlardır. Halbuki yavru fok bulunduğundan bu yana sıkı kurallarla, çok az sayıda insanla bakım, besleme ve rehabilitasyon sürecinin işletildiği tüm ilgilenenlerce çok iyi bilinmektedir.  Derneğimize dolaylı yoldan ulaşan sorular incelendiğinde, gerek SRRC gerekse MOm derneklerinin iyi tanınmadığını ya da tanındığı halde bu kuruluşların uzmanlıklarına güvenilmediği anlaşılmaktadır.

Resmi kurumları ve kamuoyunu bilgilendirme: Derneğimiz gerek resmi gerek basın ve internet yoluyla kamuoyunu bilgilendirme konusunda olağanüstü bir hassasiyet göstermiştir.

SAD-AFAG ilk günden (5 Aralık 2006) itibaren Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Sahil Güvenlik Komutanlığı, Foça Belediyesi ve Foça Kaymakamlığı’na düzenli olarak raporlama yapmıştır. Başta Çevre ve Orman Bakanlığı olmak üzere tüm kurumlar tüm süreç ve tüm detaylar hakkında bilgilendirilmiştir. Ulusal Fok Komitesi’ni toplama yetkisi ise sadece koordinatör kuruluş olan Çevre ve Orman Bakanlığı’nda olduğu herkesçe iyi bilinmektedir. Buna rağmen sanki Ulusla Fok Komitesi’nin toplanması konusunda muhatap derneğimizmiş gibi imalı sorular ortaya atılmıştır. Bu konuda derneğimiz UFK’nin toplanmasını arzu etmekle birlikte elinde hiçbir yetki ve sorumluluk olmadığının bilinmesi gerektiğini belirtmek isteriz. Ancak, önemle belirtmek isteriz ki, Ulusal Fok Komitesi veya bu komiteye bağlı çalışan Teknik Alt Komite toplanması durumunda, öncelikli olarak gündeme, Mersin kıyılarında Dr. Ali Cemal Gücü liderliğinde yapılan Akdeniz fokları yaşam alanlarını da içeren eko-turizm ve yine aynı şahıs tarafından İskenderun sahillerinde bulunarak kısa süreli bakımı yapılan yavru fok Rüzgâr’a ilişkin muğlâk konuların tartışılması gerekmektedir. Kronolojik olarak bunların ele alınmasının ardından dernek olarak Badem hakkında gündeme geçilecektir.

Tüm soru yönelten, açıklık isteyen çevrecilerin e-postaları, yerel yönetimler, bilim adamları, basın ve kamuoyu gerek basın duyuruları ve gazete mülakatları ile gerekse e-posta ve web sitesindeki basın duyuruları ile bilgilendirilmiştir.
www.sad.org.tr ve www.sadafag.org web sitelerimizde Badem hakkında bulunduğu günden salındığı güne kadar, kurtarılması, bakımı, beslenmesi ve salınması tüm detayları ile günlük veya haftalık olarak tüm ayrıntıları ile verilmiştir. Hatta belli bir süre bakım-rehabilitasyon merkezine takılan kamera ile canlı olarak web sitemizden yayın bile yapılmıştır.
Ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği: Konu ile ilgili uzman bir diğer ülke Yunanistan’ın “Akdeniz Foku Araştırma Grubu, MOm” ile de tüm süreçte fikir alışverişinde bulunduğumuzu vurgularız. Gerçekten, dünyadaki tüm Akdeniz foklarını rehabilite eden ve doğaya geri salan SRRC Hollanda Fok Hastanesi ve MOm derneklerinden ve tecrübelerinden çok fazla faydalanılmıştır. Dernek Başkanı D. Haluk Camuşcuoğlu, bu arada, en az riskli ve yaşama alanı en yüksek yer olarak Gökova Körfezi kıyılarının seçildiğini belirterek, bu seçimin şakası olmadığını, birçok alan ve parametre hesaba katılarak uzun bir filtreleme sonucunda ortak mutabakatla alındığını ifade etmiştir. SAD Yönetim Kurulu adına konuşan D. Haluk Camuşcuoğlu, bu sorulanların çoğunun daha önce e-posta gruplarında yanıtlandığını ve tekrar aynı kaynaklar tarafından gündeme getirilmesinin anlaşılmadığını dile getirerek, SAD-AFAG’ın 20 yıllık deneyimi ile birçok hasta, yaralı veya öksüz foka müdahale ettiğini, Foça Belediyesi, SRRC ve MOm gibi kuvvetli ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliklerine imza attığını, ancak buna rağmen Akdeniz foku rehabilite etmiş, bu konuda az da olsa tecrübesi olan kişi ve kuruluşlarla, kendilerine danışmaları halinde istişare yapmaktan büyük memnuniyet duyacağını önemle belirtti. SAD YK Başkanı  Camuşcuoğlu, “sürtüşme yerine, sözde değil özde işbirliği ve desteğe ihtiyacımız var” dedi ve “Keza benzer olaylarda SAD-AFAG, Foça Belediyesi ve Çevre Orman Bakanlığı yine birlikte çalışmaya devam edecektir” şeklinde ekleme yaptı. SAD Yönetim Kurulu Başkanı aynı şekilde İskenderun sahillerinde bulunan yavru fokla ilgili birçok kaygı taşındığını, SAD olarak kendilerine hiçbir bilgi veya haber iletilmediğini, Çevre ve Orman Bakanlığı’na Badem’le ilgili her türlü yazı ve bilgi gittiği halde söz konusu Rüzgâr isimli yavru fokla ilgili Bakanlığa hiçbir resmi bilgi gönderilmediğinin anlaşıldığını, ayrıca Rüzgâr’la ilgili Ulusal Fok Komitesi’ne de bilgi verilmediğini ve bu durumda olası işbirliği imkânlarının kapandığını ifade etti.

Rüzgâr fokla, bakımı ve salınma sonrası ile ilgili kamuoyunun çok daha detaylı bilgiyi hak ettiğini ancak ne yazık ki olayı gerçekleştiren grup tarafından bunun yapılmadığı görülmüştür.

İzleme yöntemi : Telsiz veya uydu ile takip amaçlı vericiler bir alternatif idi. Bu konuda önceden bildiğimiz ve ortak çalıştığımız dünyada tecrübeli kuruluşlar mevcut; bir tanesi MOm digeri ise SRRC Hollanda Fok Hastanesi. National Geographic SAD-AFAG’a bu konuda destek vermeyi teklif etmesine rağmen öncelikle dernek olarak bu konuda detaylı bir ön araştırma yapıldı. SRRC Hollanda Fok Hastanesi uzun yıllara dayanan deneyimlerinden fokun kafasının tepesine kuvvetli yapıştırıcı (epoxy) ile takılan bu vericileri hayvanda ciddi yaralar açtığını ve enfeksiyon riski yarattığını teyit ederek yapılmaması yönünde kuvvetle tavsiyede bulundu. Bunun üzerine Amerika’yı yeniden keşfetmek yerine radyo veya uydu vericisi takılmaması konusunda SAD-AFAG olarak karara varıldı. Dünyada salınan fokların arasında pek azında verici takılmış olup, bunun somut yararları ve dezavantajları olduğunu anlamak gerekir. Biz SAD olarak korumacılığın ve nesli azalan bir canlının sağlığının her şeyden, takipten veya bilimsel veriden daha öncelikli olduğunu düşünüyoruz. Badem’in tekrar görülmesi durumunda tanınmasını sağlamak amacıyla sağ arka yüzgecine turuncu renkli plastik bir marka takılmıştır. Bu işlem de ilgili prosedür takip edilerek Veteriner Hekim Avni Gök, Dr. Harun Güçlüsoy ve SRRC baş bakıcısı Richard Dijkema gözetiminde vuku bulmuştur. Nitekim Salmadan 9 gün sonra Datça’da ve daha sonra Gökova Körfezi’nde tekrar karşılaşıldığında bu marka sayesinde genç fok rahatlıkla tanımlanmış olup, marka etkin olarak işlevini görmüştür.

Salma sonrası durum : Badem’in salma sonrasında insanlara yaklaşması konusunda ise, merak edenlerin konuyla ilgili literatürü yakalama zorluğunu göz önünde bulundurarak kısaca bilgi vermek isteriz. Dünyada sadece üç ülkede hasta, yaralı ve öksüz foklar kurtarılarak, bakımları yapılmış ve akabinde doğal ortamlarına geri bırakılmıştır; Moritanya, Yunanistan ve Türkiye. Badem Türkiye’deki ilk örnek olduğundan, doğal olarak, bu şirin yavrunun salma sonrası davranışları bilmeyenler için merak konusu olmuştur.

Gerek literatür taraması gerekse doğrudan yapılan temaslarla, aynı süreçlerden geçen Moritanya ve Yunanistan örnekleri incelenmiş ve bakıldıktan sonra doğal ortamına salınan yavru foklardan birçok örneğin, aynı şekilde insanlara yakınlık gösterdiği, bir süre insan yerleşimlerine yakın yaşadığı ancak bir süre sonra (bu 1 veya 2 yaz sezonu geçene kadar uzayabilen bir süreç) doğal ortamına geri döndüğü anlaşılmaktadır. Badem’in hala yabani özellikler gösteren bir canlı olduğu mutlak şekilde göz önünde bulundurulmalıdır. Keza, Datça’da birçok defa kendini savunma amaçlı veya refleks olarak 25 civarında kişiyi ısırmış olup, bunlardan 2 tanesinin (biri Türk diğeri Hollanda’lı bir turist) hastaneye gitmek zorunda kaldığı bilinmektedir. Foklardan da insanlara geçebilecek hastalıklar olduğunu uzman veteriner hekimlerden öğrenmiş bulunuyoruz. Yani bir Akdeniz foku veya diğer bir deniz memelisi ile temasa geçmemek, yakınlaşmamak, karşılıklı fayda sağlayacak, sağlık yönünden riski minimuma indirecektir.

Sonuçta doğal olarak, önceki vakalar göz önünde bulundurulduğunda, karşılaşılan bu durumun yadırganmaması ve daha önce karşılaşılmamış bir durum gibi değerlendirilmemesi gerekmektedir. Burada esas vurgulanmak istenen nokta, Badem’in, aynı Yunanistan ve Moritanya’daki benzer örneklerde görüldüğü üzere, zamanla insanlardan uzaklaşması konusunda, onunla karşılaşan insanların Badem’e yardımcı olmalarıdır. Bu ise, genç fokla karşılaşıldığında yaklaşmayarak, ona dokunmayarak olacaktır. Doğal ortamındaki bir Akdeniz fokuna uzak durmak bu canlının iyiliğinedir. Bu, aslında hatırlatılmaması gereken basit bir konu, ancak basında çıkan fotoğraflardan, SAD-AFAG tarafından basına verilen birçok haber ve mülakata rağmen inatla yöre halkı, turist veya dalgıçların Badem’i “sevme” davranışlarının devam ettiği üzülerek gözlenmiştir!..

Genç foka uzak durulması durumunda fokun bölgeden ayrıldığının en iyi kanıtlarından biri Körmen (Karaköy) limanındaki deneyimdir. Badem 24 Mayıs günü Körmen’de görüldüğünde SAD-AFAG, Foça Belediyesi ve SRRC ekibi anında limana gelerek tüm bölge halkı ve balıkçılara bilgi vermiş ve bir süre bölgede kalmıştır. İzleme ekibi tavsiyelerine uyulması sonucunda, sabah saatlerinde limana gelen fok ilgi göremeyince öğlen saatlerinde kendiliğinden limandan ayrılmıştır.

Salma sonrasında Badem’in Datça da görülmesinden sonraki tarihlerde, SAD-AFAG Datça temsilcisi Sezer Çete ve SAD-AFAG AFBIKA temsilcisi Kaptan Hasan Çıplak her gün bölgede izleme, bilgilendirme, yerel yönetim, emniyet, sahil güvenlik ve mülki idare amiriyle istişare ve işbirliği içinde olmuşlardır. Ayrıca halka sürekli bilgi vererek fokun iyiliği için uzak durulması konusunda olağan üstü çaba sarf etmişlerdir.

SAD-AFAG, ilgili resmi kurumlara (Çevre ve Orman Bakanlığı, Muğla Valiliği, Datça Kaymakamlığı, Datça Belediyesi Başkanlığı) detaylı ve uyarıcı resmi yazılar yazarak, fokun insanlarla olabilecek olası temasını en aza indirmek amacıyla yapılması gerekenleri ve yapılmaması gerekenleri aktarmıştır. Ayrıca renkli pano tasarımları yaparak ilgili kurumlara ve gönüllü doğa korumacılara iletmiştir.

Ayrıca, SAD-AFAG ekibinden Dr. Harun Güçlüsoy, Cem O. Kıraç, Zafer Kızılkaya, Ayhan Tonguç, Foça Belediyesi Veteriner Hekim Avni Gök ve SRRC’den Richard Dijkema ile yukarıda adı geçen SAD-AFAG Datça temsilcileri ile birlikte bölgeye 2 defa gelerek Datça Liman Başkanlığı, Datça Sahil Güvenlik Komutanlığı, Datça Kaymakamı ve Datça Belediye Başkanı’na ayrı ayrı ziyaretlerde bulunmuş, durumu düzeltici yöntemler üzerine mutabakata varılmış ve ortak harekete geçilmiştir. Destek olanlara ayrı ayrı elden SAD teşekkür sertifikaları verilmiştir. Emniyet, Belediye ve Kaymakamlığın görevlendirdiği yetkililerin yanı sıra başta Sezer Çete ve Kaptan Hasan Çıplak ve Veteriner Hekim Avni Gök olmak üzere gece ve gündüz mesai kavramı olmadan Datça ve civarında doğrudan izleme ve bilgilendirme çalışmalarına devam etmişler, kamu çalışanlarına bizzat yardımcı olmuşlardır.

Ayrıca, bu ekip yöre halkı, okullar, öğretmenler, turizmciler ve balıkçıların katıldığı yansı eşliğinde kapsamlı bir seminer vererek tüm süreç ve bundan sonra takip edilmesi gereken yol hakkında detaylı bilgiler verdiler.

Bunun dışında söz konusu dernek ve kurumların temsilcileri rutin olarak Badem’in çıktığı kumsala gelerek halkı ve turistleri fokla temas etmemeleri, yakın durmamaları konusunda fiili olarak çalışmış ve bilgilendirme ? bilinçlendirme çalışmaları yapmışlardır.

Resmi kurumların desteği : Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Kemal Yalınkılıç ise, Yeşiliz dergisinden kendisine yöneltilen sorular üzerine, yavru fokun bakımı konusunda derneğimiz ile çalışmaktan mutluluk duyduğunu ifade etmiş ve UFK’nin gerekli görülseydi toplanacağını belirtmiştir. Genel Müdür Badem’in salınma bölgesini onaylamakta ve “Datça ve Gökova bölgesinde foklar daha çok görülüyor. Yöre halkı daha bilinçli, bu bölgede STK’lar da daha güçlü?” şeklinde yorum yapmıştır.

Sahil Güvenlik Komutanlığı da, daha önce yazılı olarak mutabakat sağlandığı üzere, uluslararası yükümlülükler ve ulusal mevzuatımızla sıkı koruma altında olan Akdeniz foku Moanchus monachus un herhangi bir bakıma muhtaç bireyinin bulunması durumunda derneğimizle işbirliği içinde ilk haberin ulaştırılması ve canlının olası transferi konularında hassasiyetlerinin devam edeceklerini belirtmişlerdir. http://www.sad.org.tr/

Foça Belediyesi Başkanlığı ise, sabit ve tam donanımlı rehabilitasyon merkezinin kurulması ile zaten derneğimizle işbirliği konusunda en iyi açıklamayı kamuoyuna yapmıştır. Foça Belediyesi Akdeniz Foku Rehabilitasyon Merkezi, altyapı ve tüm donanımı ile yetişkin, genç veya yavru tüm bakıma muhtaç Akdeniz fokları için hazırdır. Bundan sonra da dernek olarak yukarıda adı geçen kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışmaya kararlı olduğumuzu yinelemek isteriz.

Sonuç : Badem konusunda derneğimizce açıklanamayacak hiçbir konu ve başlık bulunmamaktadır. E-posta gruplarına gönderilen bilgilendirme mailleri, yine e-posta ile birçok defa yanıtlanan sorular, Çevre ve Orman Bakanlığı’na iletilen birçok resmi yazışma, fotoğraflı raporlar, basında yer alan haberler, web sitemizde rehabilitasyon ile ilgili günlük gelişmeler ve tüm bakıma ilişkin detaylar, yanı sıra dergi ve gazetelerde çıkan yazı ve makaleler ile bu nadir olay tüm kamuoyu, diğer STK’lar, basın ve ilgili resmi kurumlar ile her aşamasında şeffaf olarak paylaşılmıştır. Yapıcı yaklaşımla yapılacak başkaca tüm konulara da tekrar açıklık getirmeye hazır olduğumuzu ancak yıkıcı eleştiriyle yaklaşanlara karşı seçici olduğumuzu anımsatmak isteriz. Samimi ve işbirliğine açık tüm yaklaşımları takdirle karşılıyor, doğanın korunması ve Badem’in geleceği için çekişme değil gerçek işbirliğine gereksinim duyduğumuzu yinelemek istiyoruz.

SUALTI ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI

 

Badem’e ilk sanatsal övgüler Güler Yücel’den: 

FOÇADAKİ YAVRU FOKA

Onu görünce dün
Dünyanın tekrar yaratılıp
Düzelebileceğine inandım
Karşı dururken herşeye
Bu geçkin yaşıma bakmadan
“Olamaz, değişmez hiçbirşey” demelerine rağmen
Çağıra, bağıra
Titreyerek
Çığlıklarla
Ne tuhaf !
Onu, ben ben doğurdum sandım.

Güler Yücel
15 Ocak 2007, Foça

“Badem’in rehabilitasyonunda SAD-AFAG’a destek veren kişi kurumlar”

  • Foça Belediyesi’nden…
  • Gökhan Demirağ /Başkan
  • Avni Gök
  • Muzaffer Ağluç
  • A.Kadir Alper
  • Engin Dağlı
  • Özlem Dündar
  • Hakan Karamaç
  • Gürcan Kıpırdak
  • Esra Üretmenoğlu
  • Muharrem Yeşilkaya
  • Sadık Albayrak
  • Ramazan Anlıak
  • Nihan Atan
  • Emin Ayvaz
  • Levent Canözü
  • Sezgin Çelik
  • Cemal Demirbaş
  • Şeref Doğan
  • İbrahim Dündar
  • Celal Gültekin
  • İsmail Hassoy
  • Recai Kalyoncu
  • Murat Karaağaç
  • Süleyman Karaca
  • Latif Karadeniz
  • Osman Kefi
  • Yıldırım Kıbrıslı
  • İsmail Koldaş
  • Erdal Ocak
  • Seyid Ali Odabaş
  • Bahri Sağlam
  • Şevki Serdar
  • Filiz Soyak
  • Cengiz Şaşmaz
  • Nuri Cemal Şen
  • Süleyman Şipal
  • Abdullah Taşçı
  • Ali Rıza Taşkıran
  • Elim Taşkıran
  • Özcan Topaloğlu
  • Muharrem Ünal
  • Bahadır L. Yıldırım
  • Şahbender Yılmaz
  • Temel Yurdakul
  • Erkin Yüksektepe
  • SunSail Club Phokaia’den…
  • Serkan Özek
  • Mutlu Akın
  • Hüseyin Ateş
  • Murat Cici
  • Sertaç Cömert
  • Cihat Çiçek
  • Ercan Dağlı
  • Cemil Erol
  • Resul Erol
  • Mekmet Göktaş
  • Mustafa Hakan
  • Tuncer İkiarkadaşlar
  • Fırat Kılıç
  • Abdulkadir Koçoğlu
  • Bedia Özer
  • Ozan Barış Özer
  • Uğur Sertkaya

 

  • S.S.Foça Su Ürünleri Kooperatifi’nden…
  • Yaşar Balta / Başkan
  • Şevki Avcı
  • Engin Beytorun
  • Timur Beytorun
  • Özden Çağlar
  • Ceyhan Çetin
  • Savaş Çetin
  • Ayhan Kaya
  • Hasan Turguttekin
  • Hüseyin Turguttekin
  • Nejdet Turguttekin
  • Mustafa Yaylaz
  • Tarım ve Köy işleri Bakanlığı, Foça İlçe Müdürlüğü’nden …
  • Kemal Akıncı
  • Hamit Büyükateş
  • Arif Çankaya
  • Yaman Demir
  • Mehmet Özçiçek
  • Zehmeran Varuk

 

  • Badem’in rehabilitasyonunda SAD-AFAG’a desteklerini esirgemeyenler…
  • Ahmet Abay
  • Prof. Dr. Bülent Akınoğlu
  • Jeny Androukaki / MOm
  • Yıldız Arar
  • Şebnem Arasil
  • Enver Arcak
  • Leyla Arsan
  • Yaman Asil
  • Nuriye Nilgün Aydoğan
  • Canip Baran
  • Ilksen Dinçer Baş
  • Korer Baş
  • Ogün Başgöz
  • D. Haluk Camuşçuoğlu
  • Yeşim Çağlayan
  • Enver Çağlayan
  • Emine Çelikel
  • Yener Çeltikçi
  • Soner Çınar
  • Çiğdem Çoygun
  • Zekai Demir / Diagonal
  • Reha Draman
  • Murat Draman
  • Çiğdem Durakbaşa
  • Yeşim Erke
  • Işıl Filipuçi
  • Güzel Yücel Gier
  • Asuman Gök
  • Ece Göksu Gök
  • Egemen Gök
  • Göksel Göker
  • Burhan Gümüş
  • Jülide Gündüz
  • Serdar Hamarat
  • Jason Hayward-Jones
  • Mehmet Ziya Huz / Dolphinland Dalış Merkezi
  • Volkan Hürsever
  • IFAW Avrupa Ofisi
  • William M. Johnson
  • Asuman Kabasakal
  • Yurdakul Kabasakal
  • Gökhan Kaboğlu
  • Doğa Kıraç
  • Fatoş Kıraç
  • Münevver Çakır
  • Örge Kızıltepe
  • Enric Sala
  • Kadri Selçuk Kolay
  • Zeynep Aydemir Koyun
  • Serpil Kozludere
  • Genç Köylü
  • Neyin Köylü
  • Murat Küçükdurgu
  • Sinan Küçükdurgu
  • MOm, Yunanistan’daki tüm arkadaşlarımız…
  • Bahar Nargileci / OASIS Bodrum
  • Prof. Dr. Sedat Yerli
  • Tanju Meral Kıraç
  • Handan Oktay
  • Aras Öner
  • Güven Özbayrak
  • Can Gölcük Özgün
  • Mutlu Payaslioğlu
  • Tülin Pekeşen
  • Gürdoğar Sarıgül
  • Yalçın Savaş
  • Matthias Schnellmann
  • UNEP/MAP-RAC/SPA
  • Ahmet Talat Us / Bagno di Roma
  • Gökhan Tan
  • Özgür Tarhan
  • Erkan Tenekeci
  • Gökhan Türe
  • Dr. Peter J.H. van Bree
  • M.Mazhar Vardar / OASIS Bodrum
  • Güzden Varinlioğlu
  • Mehmet Vedat Vural
  • Yaprak Yaltı
  • Atila Yanpar
  • Kenan Yapıcı
  • Erhan Yazıcı

“Badem’in salınması ve salınma sonrası izlenmesinde SAD-AFAG’a destek veren kişi ve kurumlar”

  • Sahil Güvenlik Komutanlığı
  • Tümamiral Can Erenoğlu, Sahil Güvenlik Komutanı
  • TCSG 101 SG Botu
  • Yzb. Cengiz Çevik, TCSG 101 Bot Komutanı
  • Sahil Güvenlik Datça Bot Komutanlığı
  • Ütğ. Gökhan Elçi, TCSG 2 Bot Komutanı
  • Sn. Mustafa Kaya, Datça Kaymakamı
  • Sn. Erol Karakullukçu, Datça Belediye Başkanı
  • Datça Liman Başkanlığı
  • Sn. Ali Yaşar Işıkhan, Datça Liman Başkanı
  • Sn. Yaşar Binboğa, Denet Şefi Datça Liman Başkanlığı
  • Sezer Çete/Datça
  • Hasan Çıplak/Datça
  • Servet Deniz/Datça
  • Daniel Querido
  • Hakkı Kafalı, Veteriner, Datça
  • Ahmet Vural, kaptan, Datça
  • Bülent Sancaktar, Mimar, Datça
  • Amazon Camping, Gökova Körfezi, Cengiz Tecelli
  • Golden Key Hotel, Gökova Körfezi, Kudret Erduvan

(c) 1987-2013 SAD-AFAG