Badem ne insanlara zarar versin, ne zarar görsün!


Turistlerin, her daim ilgi odağı olmaktan kurtulamayan Badem, havuzundan kaçtıktan sonra, 17 Ağustos 2009 tarihinden bu yana, yine insanlardan dozajı kaçmış şekilde ilgi, alaka, sevgi ve de zulüm (!..) gördü.

Marmaris ve Ören Sahil Güvenlik botları anında üstlerine düşeni yaparak Badem’i görüldüğü kıyı noktalarında SAD-AFAG’a haber vermişlerdir. Ancak botların turistlere her halikarda fokun yabani bir deniz canlısı olduğu ve doğal ortamına geri dönmesi için sevmek yerine ilgi göstermeden uzakta izlemeleri uyarısına karşı, görevini yapan SG bot personeline fütursuzca karşı çıkmışlardır.

22 senedir bu nadir canlının ülkemiz denizleri ve kıyılarında korunmasına çalışan SAD-AFAG bu defa ölüm kalım savaşı verirken bulunan öksüz yavru fok Badem’i korumak için çok çaba sarf etti. Bu çabaya Hollanda Fok Hastanesi, Foça Belediyesi, Sahil Güvenlik Komutanlığı, balıkçılar ile işadamı Mustafa Koç ve ailesi de destek verdi.

Ancak ne yazık ki aynı çabanın onda birini Badem’le karşılaşan turistlerin vermediğini büyük üzüntüyle izliyoruz. Dernek üyelerinin ve hatta Badem’i yetiştirip büyüten SAD üyelerinin hiç biri, ne kendisi ne de aile fertleri, Badem’i rahatsız etmediler, yaklaşmadılar, yüzmediler, taciz etmediler. Hatta görmediler bile… Bu tembellikten değil bilinçli olarak uzak durma gayretinden kaynaklanan sorumlu bir davranış biçimi oldu. SAD-AFAG her fırsatta (birçok defa) Badem’in dünyadaki 600 Akdeniz fokundan biri olduğunu ve yaban hayata geri dönmesi için özellikle turistlerin büyük özveride bulunmaları ve özen göstermeleri gerektiğini hatırlattı.

Ancak ne yazık ki, düşüncesiz ve egoist bazı insanlar, bu nadir canlıyı pony at veya kedi-köpek yerine koyarak bir anlamda cahilce Badem’e yaklaştılar. Bazı insanlar da oyuncak gibi gördüler ve öyle davrandılar… Ağustos 2009’da bu son karşılaşmalarda; Yediadalar’da, Ören’de, Mazı’da üzülerek yine aynı filmi izledik. Yukarıdaki fotoğrafta görüleceği üzere, ellerine taşları almış, denizde yüzen genç fokun üstüne üstüne giden insan karesi herşeyi anlatmaktadır. Badem’in de kendisini savunmaktan başka bir davranış içinde olması beklenemez.

Badem şu anda 27 Ağustos 2009 günü itibariyle tekrar kontrollü havuz ortamına alınmıştır. Sınırlı imkanlara sahip SAD-AFAG yetkililerden bir resmi temas veya görüşme talebi gelmediğinden, insan hayatına herhangi bir zarar gelmeden tekrar adım atmıştır. Badem’in Bodrum Mazı’dan insanlardan daha fazla zarar görmemesi veya fokun insanlara zarar vermemesini teminen yapılan kurtarma operasyonu sırasında bile, bazı turistler yardımcı olmak yerine hayretle görevli uzman arkadaşlarımıza köstek oldukları gözlenmiştir. Gerçek doğa severlerin bu şekilde davranması mümkün değildir. Öte yandan az sayıda gerçek doğa sever insanımız, çalışmalara destek olmuş ve sadece yapılmaması istenen hareketlerden uzak durarak büyük ölçüde yardımcı olmuşlardır. Bundan sonraki benzer durumlarda ise, Muğla Valiliği, Çevre ve Orman Bakanlığı ve ÖÇKK Başkanlığı’ndan çok daha yakın ilgi ve destekleri beklenmektedir. Zira Türkiye Cumhuriyeti’nin de taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla koruma altında olan bu nadir canlıyı korumak ve özellikle yaz aylarında insanlarla olan etkileşimini keserek, insan hayatına mal olabilecek risklerden uzak tutmak, gönüllü bir kuruluştan ziyade ilgili kuruluşların görev sorumluluk sahası içine girdiği aşikardır.

© 2009 SAD-AFAG