Fok Badem’e İlişkin Güncel Açıklama

 

15 ve 16 Aralık 2008 tarihlerinde 2 gün Bodrum kıyılarında görüldükten sonra, Badem bir süre görülmedi ancak sonra Datça Yarımadası güney kıyılarına (Hisarönü Körfezi) geçerek 25 Aralık 2008 Perşembe akşamüstü saatlerinde Palamutbükü’ nde ortaya çıktı.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10567926
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10653074
SAD-AFAG Datça Temsilcimiz Sezer Çete arkadaşımız da bu gözlemi teyit etmiştir. Badem, 29 Aralık 2008 itibariyle halen insanlardan uzak şekilde Palamutbükü’nün sakin kıyılarında dinlenmekte.
Web sitemizdeki bu haberle, Badem’le ilgili eksik ve yanlış bilgilenmelerin önüne geçmeyi hedefledik;
Öncelikle Badem’in doğaya geri salındığı 28 Nisan 2007’den bu yana, seyrek de olsa, bazı balıkçıların, balıkçı olmayan kıyı halkının ve bazı medyanın Badem’le ilgili “balıkçıların ağlarından balık alıyor” iddialarının doğru olmadığını belirtmek isteriz.

Badem bırakıldığı andan beri,  doğada kendi kendine balık avlama yeteneğine sahip olduğunu gösterdi. Ve bu davranış istikrarlı bir şekilde (gerek rehabilitasyon sırasında gerekse bırakıldıktan sonra) devam etmektedir. Badem’in balıkçı ağlarından balık aldığına dair somut hiç bir gözlem olmadığı gibi, şu ana kadar kıyılarda küçük kıyı balıkçılarının Badem’e en iyi davranan kesim olduğunu altını çizerek belirtmek isteriz. (Ne yazık ki, dünyanın en nadir canlılarından biri olan Akdeniz foku Badem’i hırpalarcasına sevme, rahatsız etme ve taciz etme noktasına getirenler öncelikle yerli ve daha az oranda yabancı turistlerdir!..) Kendi kendine doğada bakabilen bir canlıya yapılan “ağdan balık alıyor” ithamı tamamen şehir efsanesi ve durup dururken şimşekleri Badem’in üzerine çekmekten başka birşeye hizmet etmemektedir. Balık çiftliklerinde ise, yine kafeslerin ağlarına hiç bir zarar vermediği gibi yemek amaçlı çiftliklerden balık almamakta ancak sadece bazen oyun amaçlı balıkları ısırıp öldürdüğü görülmüştür. Bu durumda da derneğimize başvurulmakta ve gecikmeden bölgeye uzman ekip giderek gerekli önlemleri almaktadır.

Gözünün arkasındaki (gözünde değil) yara ise yaklaşık 1 sene önce Sedir Adasında iken meydana gelen eski bir yara izi oldugunu belirtmek isteriz. Kaldı ki fok Badem’in bahsedilen yarasının insanlar tarafından mı kendi kendine mi neden olduğu konusunda somut bir ipucu veya bilgi de mevcut değildir. Ayrıca, dikkatli bakıldığında, bazı fotoğraflarda sağ gözü, diğerlerinde ise sol gözünün kapalı olduğu görülecektir. Foklar karadayken zaman zaman bir gözlerini kısarlar. Bu da tür için normal bir davranış biçimidir. Badem için düzenli olarak İzmir ve Foça’dan aralarında veteriner ve biyolog olan uzmanlar Gökova ve Hisarönü Körfezlerine gitmektedir. En son haber tarihinden 15 gün onceki kontrolde gözlemciler tarafından genel durumunun yanısıra, özellikle bahsedilen yara ve gözünü kapatması yakından incelendi, hiç bir sorun olmadığı Veteriner hekim arkadaşımız Avni Gök (Foça fok rehabilitasyon ekibi üyelerinden biri) tarafından bir kere daha ortaya konuldu. Gözün kapalı tutulması da, yukarıda belirtildiği üzere, doğada bir çok fokta gördüğümüz üzere olağan bir durum. Sonuç olarak, Badem’in gözüyle ilgili herhangi bir yara, bere veya hastalık söz konusu değildir.

İşin özüne dönersek, sizlerden ricamız, sizin gibi doğaseverlerin Badem’e severek yaklaşmaya çalışan, ona arkadaşça yaklaşan insanların Badem’e çok daha fazla kötülük ettiğini bilmeniz. Bunun farkında olarak, insanları bu genç foka yaklaşmamaları ve sevmemeleri yönünde tavsiyede bulunmanız, Badem’e yapacağınız en güzel destek olacaktır.
Zira, insanların her sevmesi, her dokunması, her sevecen yaklaşımı Badem’i insana daha çok yaklaştırmakta, onu doğasından uzaklaştırmakta ve bu da onu yavaş yavaş öldürmektedir!..

Lütfen asıl bunun farkında olalım. Bilinçli ve gerçek doğa sever olarak Badem’e iyilik yapmak istiyorsanız -sevme egoistliğini bir kenara bırakıp- bu nadir hayvanı sevmeyin, sevdirtmeyin… Doğasına geri dönmesine yardımcı olun. Bu nadir canlının gerçek kurtuluşu ve sizlerin doğa korumaya katkınız işte o zaman olacaktır. Akli selim bunu gösteriyor…
Elbette medyaya da büyük görev düşüyor. Fok Badem’le ilgili bir haber hazırlanırken, öncelikle annesiz kalan foku kurtarıp, büyük çabalarla besleyip büyüten SAD-AFAG ekibi ve uzmanlarından 1. elden bilgi alınırsa, ileride Türk ve dünya kamuoyunun konuyu / gelişmeleri yanlış anlamalarının ve abartıların önüne baştan geçilmiş olacaktır.
Merak etmeyin, bizler 2 senedir Badem’i çok yakından takip ediyoruz. 29.12.2008 itibariyle kesinlikle sağlığı yerinde. Şu anda Badem’in üzerinde, doğadaki bir çok Akdeniz fokunda görülebilen olağan kesik ve yara-bereleri görmektesiniz.

Eğer Badem ile karşılaşırsanız; sorunun değil çözümün parçası olmaya gayret gösterin.

Teşekkürler,

SAD-AFAG

© 2008 SAD-AFAG