Göksu Deltası’nda Müdahale ve Su Rejimi Değişikliği

A-33-Taşucu-HT01 Göksu Deltası son derece önemli bir doğa alanı ve Doğu Akdenizin sayılı deltalarından biri. Ancak Göksu Deltası Akgöl’de 2015 den bu yana ciddi bir drenaj kanalı sorunu yaşanıyor.

Göksu Deltası sahip olduğu uluslararası sulak alan öneminden dolayı ülkemizin uluslararası sözleşmeler ile ilan ettiği RAMSAR alanları arasında. Sulakalan içerisinde iki büyük göl (Akgöl ve Paradeniz) bulunmakta. Akgöl bir tatlı su gölü özelliği taşımakta iken paradeniz bir lagün. Kıyı sulaklanlarındaki göllerin genel dinamikleri dikkate alındığına Akgöl’ün havzadan gelen sular ile mevsimsel olarak dolması ve bu dolgunluk belli bir boyuta geldiğinde taşarak Paradenize boşalması beklenir. Ancak kimin veya hangi kurumun açtığı belli olmayan bir kanal ile Paradenize bağlandığı gözlenmekte. Bu nedenle göl su seviyesi yükselememekte, göl çevresinde mevsimsel sulakalanlar oluşamamakta ve gölün tuzluluk dengesi bozulmakta.

Ne yazık ki 2015 yılında yeterli bilimsel çalışma yapılmadan Akgölü Paradenize bağlayan bu kanal DSİ tarafından derin ve geniş çok büyük bir drenaj kanalına çevrilmiştir. Bu girişimde yerel balıkçılık kooperatifinin Akgöl’ü balıkçılık amaçlı bir lagün olarak kullanma isteği yattığı anlaşılmaktadır. Açılan kanal bir tatlısu gölü karakteri taşıyan Akgöl’de geri dönülmez zararlar oluşturacaktır. Özellikle göl su seviyesi paradenizle eşitleneceği için gölün mevsimsel olarak su seviyesi artışı duracaktır, ayrıca su sıkıntısı olan zamanlarda göle çok tuzlu su gireceği için göl tatlısu özelliğini yitirip lagün haline gelecektir. Tüm bunlar gölde buluna saz ekosistemine zarar verecek ve az tuzlu sulakalanlara uyum sağlayan ördek ve saz horozu gibi türlerin yok olmasına sebep olacaktır. Göl ekosisteminde yaşanacak ekolojik yıkımın boyutlarını şu aşamada söylemek mümkün değildir.

Bu geri dönüşsüz yıkımın önlenmesi için ivedilikle kanal kapatılmalı ve göl doğal yapısına uygun olarak sadece taşkın ile suyunu boşaltmalıdır. Ayrıca yapılacak her türlü müdahale öncesi alınacak kararlar kapsamlı bilimsel çalışmalar ile belirlenmesi gerektiğine inanılmaktadır. Aksi takdirde son derece nadir olan bu kıyı sulakalanımızı ve içerisinde barına canlıları kaybetmemiz kaçınılmaz olacaktır.

Bölgede sulak alan ekosistem değişikliğinden en fazla etkilenecek tür Yaz ördeği (Marmorenatta angustirostris) olacaktır. Tür zaten Türkiye’de çok az sayıda üremekte ve sadece Göksu Deltası’nda varlığını sürdürmektedir. Ayrıca Pasbaş patka (Aythya nyroca), Saz horozu (Porphyro porphyro), İribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) deltada yuvalayan ve yavru büyüten türler arasında. Göksu Deltası barındırdığı kuş tür çeşitliliği bakımından Türkiye’nin ilk 3 delta arasında yer alması bu ÖDA’nın önemini anlatmaya yeter.

goksu_deltasi_harita

***

Fotoğraflar: Korhan Özkan ODTÜ-DBE

20160404_100301

20160404_100313

20160404_100512