Türkiye’de deniz koruma ve rezerv alanları durumuna bakış

Tüm Dünya’da enerji, gıda ihtiyacı ve iklim değişimi kıskacında Deniz Rezerv Alanları kuvvetle tartışılmaya başlanacaktır. Amerika Okyanus ölçeğinde koruma kullanma ve yönetim planları yapmaktadır. Avusturalya’da büyük resifin yönetimi hususunda tartışmalar alevlidir.

Japonya da balık rezervleri koruma alanları sayısı 1600 kadardır. Akdeniz’de Fransa, İtalya ve İspanya deniz koruma ve rezerv alanlar konusunda oldukça yol katetmiş ve açık deniz rezerv alanlarını tartışır iken ülkemizde pratik uygulamalar emekleme safhasında… Akdeniz’de 200 kadar rezerv alan bulunmakta. Akdeniz ölçeğinde kısa vadede uluslararası Rezerv Alan hedefi Akdeniz deniz alanının yüzde onudur… Ülkemizde balıkçılığa kapalı/kısmen kapalı rezerv alan miktarı “kağıt üzerinde” yüzde altı civarında… Peki ama pratikte ???

Türkiye’de ilk Deniz Koruma Alanı Foça’da geliştirildi. Tedbirler, mekansal planlama, deniz denetim botu, bu botun kaptanı, denetleme sistemi, sorumlular, finans … Derken bunları SAD-AFAG ın da dahil olduğu bir dizi kurum haletti.
Sistem çalıştı.

Ancak sistemi oluşturan AHLAK omurgası, sistemi yürütme gayreti içindeki lokomotif STK teknik ve izlemeye dayalı sorumluluklarını bir zaman sonra yerele devredince, kısa süre içinde çöktü.

Gökova’da balıkçılığa kapalı rezerv alan uygulamaları vardır. SAD bu alanların ilanında lider rol oynamıştır. Bu çalışmalarda denetimde hali hazırda yine bir başka STK ana omurgaya oturmuştur. Her ne kadar balıkçılar da taşın altına elini sokmuş olsalar, bu örnekte de resmi kurumlar ki bu kurumların başında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı Su Ürünleri ve Balıkçılık Genel Müdürlüğü gelir, deniz ve karada denetim konusunda personel ve donanım eksikliği tamamlanmamıştır. Rezerv alanlarda sivil imkanlarla ayakta tutulan kovala yakala sistemi kesinlikle sürdürülebilir değildir. Bu gerçek konunun uzmanlarınca da kabul edilmektedir.Özellikle Gökova’ dan ilgili resmi kurumlara getirilen eleştiriler sayfalar dolusu dilekçe ve makalelere konu olmuştur.

Marmara, Kuzey Ege ,Ege ve Akdeniz’de balıkçılığa kapalı / kısmen kapalı rezerv alanlar ilan edilmiştir. Ancak görülmektedir ki Sahil Güvenlik Komutanlığı dışında Türkiye’de hiçbir kurum deniz korumada denetim görev ve sorumluluklarını yerine getirecek idari güç, donanım ve personel altyapısına süreklilik esasıyla sahip değildir.

Türkiye’de mülga Özel Çevre Koruma Kurumu girişim ve öncülüğünde Korunan Deniz Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi hususunda önemli girişimlere imza atılmış olmasına rağmen, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gerek deniz ve gerekse karada balıkçılık safhalarının yönetimi konusunda evrim geçirmeyi pratikte başaramamaktadır. Bundan 10-15 yıl öncesinde Sahil Güvenlik Komutanlığı denizlerdeki rolünü ve sorumluluklarını geleceğin gerekleri doğrultusunda yerine getirmek üzere personel ve donanım yapısında adeta kabuk değiştirmiş ve yepyeni bir oluşumla kendini şekillendirmiştir. Keza Jandarma Genel Komutanlığı’ nın deniz ve kıyı koruma çalışmalarına hassasiyetle yaklaştığı bir çok örnekte görülmektedir.

Muğla, Antalya, Alanya, Adana, Mersin gibi illerimizde yerel balık stokları yerini boş beyaz kayalar ve istilacı türlere bırakmıştır. Deniz Koruma çalışmaları tüm dünyada “Rezerv Alan” prensivbiyle ele alınırken bizde henüz pek az alan dışında rezerv alanlar bizatihi yerelden başlayarak dışarıdan gelen avcılar (profesyonel, amatör ve yasadışı) tarafından potansiyel avlak alanı olarak görülebilmektedir. Keza pek çok yerde yanlış bilgilendirme/bilgilenme nedeniyle Deniz Koruma çalışmaları balıkçılık ve/ veya turizm karşıtı çalışmalar olarak da algılanmaktadır.

Devlet mekanizmasının sorumluluklarını yerine getirme noktasında yitirdiği inandırıcılık Deniz ve Kıyı Alanlarında Önemli Doğa Alanları’nın Korunması pratiğinde önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ahlak çatısının pek çok alanda üstümüze yıkıldığı ülkemizde Deniz Koruma’da gerçekçi adımlar atılması üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı bu sosyal paylaşım ağı üzerinden de tekrar tekrar göreve davet ediyoruz…

Nesimi Ozan Veryeri
Sualtı Araştırmaları Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı