Muğla Fok Tür Eylem Planı 2023 Saha Araştırma Çalışmaları Tamamlandı

Muğla Fok Tür Eylem Planı İzleme Uygulama çalışmaları kapsamında senede en az iki defa gerçekleşen olağan saha araştırma, habitat belirleme ve fok izleme saha çalışmaları 2023 sonbahar bacağıyla başarıyla tamamlandı.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı DKMP 4. Bölge Müdürlüğü ve Ankara merkezli Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) arasında yapılan işbirliği Protokolü gereği 2021 Nisan ayından bu yana tüm Muğla kıyılarında, kıyı habitat taraması, fok yaşam alanlarının izlenmesi, fok bireylerinin tanımlanması, popülasyon belirlemeye destek çalışmaları, eğitim-farkındalık çalışmaları ve AFBİKA ağının genişletilerek fok gözlem kaydı verecek gönüllülere ulaşma çalışmaları yapılmakta.

Nisan-Mayıs 2023 ile Ekim 2023’de yapılan son saha çalışmalarında sırasıyla Bodrum, Datça, Dalaman, Fethiye ve Seydikemer kıyıları tarandı. Bodrum Limanı bağlısı Derneğin araştırma botu “Bahtiye M.” kullanılarak SAD-AFAG uzman araştırmacı ve dalıcıları ile zor ulaşılan ve denizden girişli kıyı mağaraları tek tek incelendi. Infra-red ışık kaynaklı fotokapan kameraların bakımları yapıldı ve kart pil değişimleri sağlandı. Farklı günlerde süren çalışmalarda toplam 11 kıyı mağarasında infra red ışık kaynaklı fotokapanların bakımları yapıldı, bazılarında yeni kameralar takıldı ve tümünde kart pil değişimleri yapıldı. Cem Orkun Kıraç, Filiz Yalınkılınç Bozoklar, Cengiz Özel, Erkan Ataklı ve Doç. Dr. Oğuz Yiğiterhan’dan oluşan SAD-AFAG ekibine Datça Yarımadası bölümüne DKMP 4. Bölge Müdürlüğü Datça Şefliği’nden Şef Fatma Karahan saha çalışmalarına eşlik etti. Muğla Fok TEP İzleme Uygulama ekibi denizden girişli kıyı mağaraları kamera bakım değişimleri ve araştırma botuyla düşük hızda kıyı seyri habitat taraması çalışmalarında bulundu. Datça Yarımadası kuzey kıyılarında 4 fok görülerek SAD-AFAG fotoğrafçıları tarafından görüntülendi ve Doç. Dr. O. Yiğiterhan tarafından drone ile ayrıntılı çekimler yapıldı. Knidos Burnu civarında ve Yarımadanın güney kıyılarında alınan fok gözlem kayıtlarının yanısıra kuzey kıyılarında fokların önceki yıllardan varlığı biliniyordu. Bu son gözlem ve görüntülemelerle türün hala sağlıklı ve diğer kıyılara göre daha yoğunlukla bu bölgede varlıkları güncellenmiş oldu. Aynı şekilde Dalaman, Fethiye ve Seydikemer kıyılarındaki uygun Akdeniz foku kıyı habitatlarında gerek mağaralardan gerekse yerel balıkçılardan fok gözlem kayıtları elde edildi.

Sonuç olarak 2023 saha çalışmalarında 2023 yılına ait görsellerle önceki dönem kamera kartlarından 2022 görüntüleri elde edilerek Datça, Dalaman, Fethiye ve Seydikemer ilçelerine düşen ilgili kıyıların tümünde Akdeniz foku varlığı belirlendi ve görüntüleri kayıt dosyalarına alındı. SAD-AFAG’ın önceki yıllara ait diğer araştırma projeleri ile Muğla Fok Tür Eylem Planı İzleme Uygulama çalışmaları kapsamında geçmişten günümüze Muğla kıyıları için toplam 26 fok bireyi tanımlanmıştır. Aslında Muğla ili fok popülasyonu daha fazla ancak her görülen fok bireyi veya bireyleri tanımlanamadığı için bu sayı en az tanımlı birey sayısı olarak bilinmelidir. Muğla kıyılarında 2021, 2022 ve 2023 (kısmi) yıllarında gözlenen doğrulanmış fok sayıları sırasıyla 126, 253 ve 122 ve toplamda 501 gözlem olarak SAD-AFAG kayıtlarına geçmiştir. Bu gözlem kayıtlarının bir kısmı doğrudan SAD-AFAG araştırmacıları tarafından diğer kısmı ise AFBİKA üyelerimiz tarafından sağlanan 1. elden ve güvenilir gözlem verileridir.

Türkiye’de Mersin ile Muğla en fazla fok bireyine sahip iller olarak bu nadir türün ve yaşam alanlarının korunmasında en önemli illerimiz arasındadır. Türün varlığına ve neslinin devamına karşı en öne çıkan tehditlerin başında, Akdeniz fokları ve diğer kıyı canlılarına ev sahipliği yapan deniz ve kıyı habitatlarının bozulması ve parçalanması olarak belirlenmiştir. Bu sonuç uzun yıllara dayanan tüm Türkiye kıyıları araştırmaları ve bilimsel veriler sonucunda elde edilmiştir. El değmemiş ve doğallığını koruyan geride kalan son kıyılarda yapılaşma, betonlaşma ve yeni yolların açılması sadece Akdeniz foklarını değil, su samuru, kara doğan, ada martısı, orfoz ve deniz çayırları yanısıra kumullar ve kıyı sulak alanları gibi tipik deniz-kıyı ekosistemlerinin ayrılmak parçaları olan türlerin yaşam alanlarını yok etmekte ve ve dolayısı ile nesillerin devamını akamete uğratmaktadır. Habitat yoksa türlerin de varlığı ve nesillerinin sürdürmeleri olanaksızdır. Yalnızca Türkiye değil Ege Denizi’ni paylaşan diğer ülke Yunanistan da yayınlanan bilimsel yayınlar da aynı sonuçları göstermektedir. IUCN Kırmızı Liste (Red List) resmi web sayfasında Monachus monachus tür raporunda yine bu nadir türü tehdit eden 1. neden olarak kıyı alanlarındaki fok kıyı habitatlarının bozulması ve parçalanması olarak yer almaktadır.

© 2023 SAD-AFAG

DCIM100GOPROGOPR0403.JPG

DCIM100GOPROGOPR0400.JPG

DCIM100GOPROGOPR0395.JPG

DCIM100GOPROGOPR0365.JPG

DCIM100GOPROGOPR0335.JPG

DCIM100GOPROGOPR0326.JPG

DCIM100GOPROGOPR0320.JPG

DCIM100GOPROGOPR0303.JPG

 

 

© 2023 SAD-AFAG