Slide 2
Slide 1

Alaçatı Rüzgarsızlaştırma

Cem Orkun Kıraç. 2009.

Alaçatı Rüzgarsızlaştırma

 

Badem fok uzman veterinerler tarafından detaylı muayene edildi

5 Ocak 2009 tarihinde Datça ilçesine bağlı Palamutbükü köyünden AFAG Temsilcisi Sezer Çete’den gelen bilgilerle genel sağlık durumu, hareketleri ve reaksiyonlarının sağlıklı olmasına karşılık Badem’in sol gözü tekrar yakından incelenmeye başlandı. Badem’e yaklaşmanın eskisi gibi çok mümkün olmadığı anlaşıldığından özellikle gözü bir hastalık olasılığına karşı yakından izlendi. Bunun üzerine SAD-AFAG tarafından Veteriner Hekimler Fulya Massizzo ve Avni Gök’le temasa geçilerek son durum aktarıldı ve sahaya gelerek Badem’in muayene edilmesi önerildi. Her iki uzman veterinerce bir süre daha fokun yerinde gözlenmesinin ve ihtiyaten bölgedeki AFAG Temsilcisi tarafından izlenmesinin uygun olacağı değerlendirildi.

Bu arada konuyla ilgili yetkili kurum kuruluşlarca Badem fokun bölgede gözlendiğine ve sağlığının takip edildiğine ilişkin hiçbir bilgi edinilmedi. Sezer Çete kendisine veterinerlerce gönderilen antibiyotik damlayı 5 Ocak 2009’da uyguladı ancak fokun aynı yerde kalmayıp hareketli halde olmasından dolayı bunun kolaylıkla mümkün olmadığı anlaşıldı. Ancak yakın takibi bırakmayan AFAG Temsilcisi genç fokun ertesi gün Datça’ya geçmesi sonucunda ancak 7 Ocak 2009’da Datça’da yine kıyıdan uzakta bir sandalda uyurken bularak 2. defa antibiyotik uygulaması yaptı. Ancak daha sonraki günlerde Badem fok ne Palamutbükü ne de Datça’da görülmedi.

8 Ocak 2009 tarihinden itibaren varlığından haber alınamayan Badem foku yerinde bulmak ve muayene etmek amacıyla veteriner hekim Fulya Massizzo 23 Ocak 2009’da Bodrum Yalıkavak’tan hareket ederek Datça Yarımadası’na geldi. 24 ve 25 Ocak tarihlerinde vet. Fulya Massizzo, Sebastian Massizzo ve SAD-AFAG Temsilcisi Sezer Çete 2 gün boyunca Datça Yarımadası güney kıyılarını taradılar ancak Badem gözlerden uzak bir noktada idi ve yakınlardaki kıyılardan tüm haberleşmelere rağmen bilgi alınamıyordu. 25 Ocak 2009 akşamı kıyılarda arama çalışmaları sona erdi.

 Badem veteriner kontrolünde. Muayene, teşhis, tedavi 01.02.2009 (c) SAD-AFAG

30 Ocak 2009 tarihinde N. Ozan Veryeri, Ayhan Tonguç ve Sezer Çete Palamutbükü’nden başlayarak Mesudiye ve Datça kıyılarını taradı. Ancak Badem ekip tarafından öğleden sonra Hisarönü’nde bulundu. Sabit durmadığından ve muayeneye izin vermediğinden Gökova’da daha önceden özel olarak SAD-AFAG tarafından yaptırılan 50 m. x 50 m. toplam 2500 m2 lik yüzey alanı ve derinliği 22 m. ye kadar inen deniz içindeki açık havuza aktarıldı. 31 Şubat 2009 tarihinde veteriner hekim Avni Gök ve veteriner hekim Fulya Massizzo Gökova’ya intikal ederek, fokun izin verdiği ölçüde ilk muayenesini yaptılar. 1 Şubat 2009’da yine Gökova’da aynı yerde yapılan kontrollü ortamda floresan ışığı ve elle muayene yöntemi kullanılarak veteriner hekim teşhisi ile Badem fokun sağ gözünün gayet sağlıklı olduğu sol gözünde ise bir enfeksiyon olduğu belirlendi. Çok ilerlememiş olan hastalığın bu safhasında tedavi edilerek iyileştirilebileceği yönünde mutabakat oluştu.Sol gözdeki enfeksiyonun çok büyük olasılıkla Badem’in avlanması sırasında gözüne sivri bir cismin batması sonucunda meydana gelmiş olacağı değerlendirildi. Bunun denizdeki doğal veya yapay herhangi bir cisim olabileceği gibi balık yakalamaya çalışırken ya da yakaladıktan sonra balığın yüzgeçlerindeki diken veya kılçık batmasından da kaynaklanabileceği değerlendirilmiştir. Öncelikle gün içinde göze lokal olarak Fucithalmic (Fusidic asit içeren) antibiyotik damlatıldı. Bu arada, Hollanda merkezli Lenie’t Hart Zeehondencreche (Fok Hastanesi) ile yapılan iletişim sonucunda tarafımıza, Ekim 2008’de Yunanistan’da Piperi Adası’nda bulunan ve yine gözünde benzer enfeksiyona maruz kalmış yavru bir Akdeniz fokuna yapılan tedavi şekli önerildi. Buna göre uzun zaman etkili deri altından verilen sefalosporin enjeksiyonu (Convenia™ etken madde: cefovecin) yapıldı. Daha sonra Badem Gökova’daki açık deniz havuzuna bırakıldı. 1 Şubat 2009 23.00 itibariyle, iğneden hemen sonra sağlığı oldukça yerinde, hareketlerinde bir anormallik yok, yüzüyor, dalıyor ve kendi kendine balık avlamaya devam ediyor. Tedaviye alınacak yanıt ise zaman içinde belirginleşecektir.

Badem'e iğneyle antibiyotik uygulanıyor. 01.02.2009 (c) SAD-AFAG

Bu arada Aralık 2008’den itibaren Badem’in huyunda belli bir değişiklik gözlenmektedir. Tam olarak yaban hayata karışmamakla birlikte arzu edilen yönde ilerleme kaydettiği ve insanlardan uzak durduğu gözlenmiştir. Daha önceleri kıyıya kumsala çıkan Badem Aralık ayının 2. yarısından günümüze kadar çoğunlukla sadece kıyıdan açıktaki küçük sandallar veya tercihen Zodyak şişme botlara çıkarak dinleniyor ve insanların kendisine yaklaşmasına göreceli olarak daha az izin veriyor.

Onunla insanların ve turistlerin karşılaşması durumunda, Badem’e egoistçe yaklaşılmaması ve sevilmemesi, Badem’in doğal ortamına dönmesinde yapılacak en büyük iyilik olacaktır.

Bodrum önünde 2 fok birlikte gözlendi

Bodrum’lu gazeteci Zeki Özkeskin arkadaşları ve yerel halkla birlikte Ocak 2009’da Bodrum Halikarnas Disko açıklarında, kıyıdan yaklaşık 100 metre mesafede iki Akdeniz fokunu birlikte gözlediler.

Bodrum Yarımadası hala Akdeniz foklarını barındıran Türkiye’nin Önemli Fok Alanlarından birisi olma özelliğini göstermektedir.  Henüz yapılaşma ulaşmayan bakir kıyılarda ve adalarda yaşamlarını sürdüren foklar nadir de olsa bazen insanlara yakın olarak limanlarda ve yerleşim yerlerine yakın kıyılarda kendilerini gösterirler.

Bu önemli ve güzel kayıdı veren Zeki Özkeskin’e dernek olarak teşekkür ediyoruz. SAD-AFAG 22 yıldır yaşam alanları olan kıyılar başta olmak üzere Akdeniz fokunu ve Akdeniz deniz-kıyı ekosistemini koruma çabası içindedir. Elde edilen bunun gibi 1. elden ve güvenilir fok gözlem kayıtları bir veri tabanına aktarılarak, kıyılarımızın koruma önceliklerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır.

Bodrum'da 2 fok (c) Zeki Özkeskin

©   2009 SAD-AFAG

Gökova Bütünleşik Kıyı ve Deniz Alanları Yönetim Planlaması Projesi başladı

 

Gökova Bütünleşik Kıyı ve Deniz Alanları Yönetim Planlaması Projesi (Gökova ICMM) başlangıç toplantısı 23 Ocak 2009’da ÖÇKK Başkanlığı’nda yapıldı. Toplantıya Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü), Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, Çevre Bakanlığı (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü) temsilcileri ile projeyi ortaklaşa yürütücek olan Hollanda merkezli Rubicon Vakfı ve SAD-AFAG proje ekibi katıldı.

Toplantının gündemi projenin genel olarak tanıtımı oldu. Öncelikle ÖÇKK Başkanlığı’ndan uzman Ayhan Toprak, bölgede daha önce gerçekleştirilen SMAP3 projesi hakkında  kısaca söz etti. Daha sonra SAD-AFAG’dan Proje eş lideri Cem Orkun Kıraç slaytlar eşliğinde, yeni başlayan ve BBI Matra fonlarından karşılanan Gökova ICMM projesinin bileşenleri ve beklenen sonuçlarını aktardı. Kıraç aynı zamanda projenin ülkemizde ve muhtemelen Avrupa’da deniz ve kıyı alanlarını birlikte kapsayan ilk yönetim planlaması olması bakımından bir ilkin gerçekleştirileceğini vurguladı. Hollanda tarafı proje eş lideri Canan Orhun da hem kendi vakfı hakkında kısaca bilgi verdi hem de projeyle ilgili bazı soruları yanıtladı. ÖÇKK Çevre Koruma Araştırma Dai. Bşk. Mehmet Menengiç projenin Gökova Özel Çevre Koruma bölgesinin planlamasında anahtar bir proje olduğunu belirtti.

Fok Badem’e İlişkin Güncel Açıklama

15 ve 16 Aralık 2008 tarihlerinde 2 gün Bodrum kıyılarında görüldükten sonra, Badem bir süre görülmedi ancak sonra Datça Yarımadası güney kıyılarına (Hisarönü Körfezi) geçerek 25 Aralık 2008 Perşembe akşamüstü saatlerinde Palamutbükü’ nde ortaya çıktı.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10567926
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10653074
SAD-AFAG Datça Temsilcimiz Sezer Çete arkadaşımız da bu gözlemi teyit etmiştir. Badem, 29 Aralık 2008 itibariyle halen insanlardan uzak şekilde Palamutbükü’nün sakin kıyılarında dinlenmekte.
Web sitemizdeki bu haberle, Badem’le ilgili eksik ve yanlış bilgilenmelerin önüne geçmeyi hedefledik;
Öncelikle Badem’in doğaya geri salındığı 28 Nisan 2007’den bu yana, seyrek de olsa, bazı balıkçıların, balıkçı olmayan kıyı halkının ve bazı medyanın Badem’le ilgili “balıkçıların ağlarından balık alıyor” iddialarının doğru olmadığını belirtmek isteriz.

Badem bırakıldığı andan beri,  doğada kendi kendine balık avlama yeteneğine sahip olduğunu gösterdi. Ve bu davranış istikrarlı bir şekilde (gerek rehabilitasyon sırasında gerekse bırakıldıktan sonra) devam etmektedir. Badem’in balıkçı ağlarından balık aldığına dair somut hiç bir gözlem olmadığı gibi, şu ana kadar kıyılarda küçük kıyı balıkçılarının Badem’e en iyi davranan kesim olduğunu altını çizerek belirtmek isteriz. (Ne yazık ki, dünyanın en nadir canlılarından biri olan Akdeniz foku Badem’i hırpalarcasına sevme, rahatsız etme ve taciz etme noktasına getirenler öncelikle yerli ve daha az oranda yabancı turistlerdir!..) Kendi kendine doğada bakabilen bir canlıya yapılan “ağdan balık alıyor” ithamı tamamen şehir efsanesi ve durup dururken şimşekleri Badem’in üzerine çekmekten başka birşeye hizmet etmemektedir. Balık çiftliklerinde ise, yine kafeslerin ağlarına hiç bir zarar vermediği gibi yemek amaçlı çiftliklerden balık almamakta ancak sadece bazen oyun amaçlı balıkları ısırıp öldürdüğü görülmüştür. Bu durumda da derneğimize başvurulmakta ve gecikmeden bölgeye uzman ekip giderek gerekli önlemleri almaktadır.

Gözünün arkasındaki (gözünde değil) yara ise yaklaşık 1 sene önce Sedir Adasında iken meydana gelen eski bir yara izi oldugunu belirtmek isteriz. Kaldı ki fok Badem’in bahsedilen yarasının insanlar tarafından mı kendi kendine mi neden olduğu konusunda somut bir ipucu veya bilgi de mevcut değildir. Ayrıca, dikkatli bakıldığında, bazı fotoğraflarda sağ gözü, diğerlerinde ise sol gözünün kapalı olduğu görülecektir. Foklar karadayken zaman zaman bir gözlerini kısarlar. Bu da tür için normal bir davranış biçimidir. Badem için düzenli olarak İzmir ve Foça’dan aralarında veteriner ve biyolog olan uzmanlar Gökova ve Hisarönü Körfezlerine gitmektedir. En son haber tarihinden 15 gün onceki kontrolde gözlemciler tarafından genel durumunun yanısıra, özellikle bahsedilen yara ve gözünü kapatması yakından incelendi, hiç bir sorun olmadığı Veteriner hekim arkadaşımız Avni Gök (Foça fok rehabilitasyon ekibi üyelerinden biri) tarafından bir kere daha ortaya konuldu. Gözün kapalı tutulması da, yukarıda belirtildiği üzere, doğada bir çok fokta gördüğümüz üzere olağan bir durum. Sonuç olarak, Badem’in gözüyle ilgili herhangi bir yara, bere veya hastalık söz konusu değildir.

İşin özüne dönersek, sizlerden ricamız, sizin gibi doğaseverlerin Badem’e severek yaklaşmaya çalışan, ona arkadaşça yaklaşan insanların Badem’e çok daha fazla kötülük ettiğini bilmeniz. Bunun farkında olarak, insanları bu genç foka yaklaşmamaları ve sevmemeleri yönünde tavsiyede bulunmanız, Badem’e yapacağınız en güzel destek olacaktır.
Zira, insanların her sevmesi, her dokunması, her sevecen yaklaşımı Badem’i insana daha çok yaklaştırmakta, onu doğasından uzaklaştırmakta ve bu da onu yavaş yavaş öldürmektedir!..

Lütfen asıl bunun farkında olalım. Bilinçli ve gerçek doğa sever olarak Badem’e iyilik yapmak istiyorsanız -sevme egoistliğini bir kenara bırakıp- bu nadir hayvanı sevmeyin, sevdirtmeyin… Doğasına geri dönmesine yardımcı olun. Bu nadir canlının gerçek kurtuluşu ve sizlerin doğa korumaya katkınız işte o zaman olacaktır. Akli selim bunu gösteriyor…
Elbette medyaya da büyük görev düşüyor. Fok Badem’le ilgili bir haber hazırlanırken, öncelikle annesiz kalan foku kurtarıp, büyük çabalarla besleyip büyüten SAD-AFAG ekibi ve uzmanlarından 1. elden bilgi alınırsa, ileride Türk ve dünya kamuoyunun konuyu / gelişmeleri yanlış anlamalarının ve abartıların önüne baştan geçilmiş olacaktır.
Merak etmeyin, bizler 2 senedir Badem’i çok yakından takip ediyoruz. 29.12.2008 itibariyle kesinlikle sağlığı yerinde. Şu anda Badem’in üzerinde, doğadaki bir çok Akdeniz fokunda görülebilen olağan kesik ve yara-bereleri görmektesiniz.

Eğer Badem ile karşılaşırsanız; sorunun değil çözümün parçası olmaya gayret gösterin.

Teşekkürler,

SAD-AFAG

© 2008 SAD-AFAG